Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/350 E. 2013/13259 K. 16.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/350
KARAR NO : 2013/13259
KARAR TARİHİ : 16.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılanlar ile sanığın aynı … yerinde bir süre birlikte çalıştıkları sırada ayrı bir … kurma konusunda anlaştıkları, sanığın, yeni işi kurma bahanesiyle işten ayrıldıktan bir müddet sonra katılanların yanına gelerek … Gıda çarşısında birlikte … yapmak üzere bir dükkan kiraladığını, … için gerekli olan malzemeler ile kuracakları … için gerekli olan bilgisayar aldığını söyleyerek katılan …’dan ilk defasında 1300 TL daha sonra ikinci kez 370 TL, diğer katılan …’dan ise 300 TL para aldığı, katılan …’nın, sanığın kiraladığını söylediği … yerini görmek istemesinde ısrar etmesi üzerine, sanığın, katılan …’ı Gıda Pazarına götürerek kiraladım dediği … yeri olarak boş bir dükkanı gösterdiği, katılan …’ın, dükkanın içerisini görmek istediğinde ise sanığın, anahtarın kendisinde olmadığını, … yeri sahibinin şeker komasına girerek vefat ettiğini, aldığı mobilyaları daha sonra … yerine getireceği şeklinde benzer yalanlar söyleyerek katılan …’yı aldattığı, katılanların bu durumdan şüphelenip dolandırıldıklarını anladıkları; ancak sanığa ulaşamadıkları, sanığın gerçekte herhangi bir dükkan ya da … yeri kiralamadığı halde hileli davranışlarda bulunarak katılanların buna inanmasını sağlayıp belli bir miktar parayı katılanlardan alarak kendisine haksız menfaat sağladığı, yargılama aşamasında zararı karşılaması için sanığa süre verilmesine rağmen katılanların zararını gidermediği sabit olmakla dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “60”, “75”, “62” gün ve “bin iki yüz kırk TL” (62 gün X 20 TL = 1.240 TL) adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılaak yerine, sırasıyla “5 gün”, “6 gün”, “5 gün” ve (5 gün X 20 TL = 100 TL) “100 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmek suretiyle; hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp yerine, “53. maddenin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.