Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/23628 E. 2013/8223 K. 03.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23628
KARAR NO : 2013/8223
KARAR TARİHİ : 03.05.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıkların müşteki…’nın evine gittikleri, hayır amacıyla, dağıtması için para vereceklerini, yanlarında yabancı para olduğunu hayır için dağıtmak istediklerini, kendilerinin vereceği yabancı parayı TL’ye çevirip, bu paranın tutarı olan, 1000.TL’nin 500 TL’sini hemen kendilerine vermesini, geriye kalan 500 TL’yi de kendisine verecekleri parayı TL’ye çevirdikten sonra dağıtmasını söyledikleri müştekinin kabul etmemesi üzerine biz parayı bozdurup gelelim diyerek ayrıldıkları yine aynı mahallede bulunan müşteki …”nın evine gittikleri … Teyze ile görüştük, Kuran okumayı kabul etti, ayrıca kendisine hayır amacıyla fakirlere dağıtılmak üzere 500 TL ve koli

verdiklerini, 500 TL hayır amacı ile dağıtması için para vereceğini söyledikleri. Müştekinin kabul ettiği, üzerlerinde yabancı para olduğunu, bu yabancı paraları bozdurduğu takdirde müştekinin kendi parasını da alabileceğini söyleyerek, müştekiye 2000 Peru parasını vererek müştekiden paranın üstü olarak 1.300 TL aldıkları anlaşılmakla mahkemenin dolandırıcılık suçlarının oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanıklar hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlarin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,katılan …’a yönelik kurulan hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “60 gün”, “50 gün” ve ” “1000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”,”4 gün” ve “80 TL” adli para cezası ibaresinin katılan …’ya yönelik kurulan hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “60 gün”, “30 gün”,”25 gün” ve ” “500 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”,”2 gün” “1 gün” ve “20 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi