YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/336
KARAR NO : 2013/13262
KARAR TARİHİ : 16.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, … İnşaat Alüminyum Doğrama İthalat İhracat ve Ticaret Limited Şirketi’nin yetkilisi olmadığı halde anılan şirket adına dosya içerisinde bulunan 27.03.2006 vade tarihli ve 30000 TL bedelli bonoyu düzenleyerek ticari bir alışverişe istinaden … Plastik Yapı San. Ticaret A.Ş’ye vermesi şeklinde gerçekleştirdiği iddia edilen eylemi ile ilgili olarak yapılan yargılama sürecinde; dosyaya ibraz edilen … 8. Noterliğince düzenlenen 23.03.2000 tarihli vekaletname aslı içeriğine göre; … İnşaat Alüminyum Doğrama İthalat İhracat ve Ticaret Limited Şirketi’nin yetkilisi …’ın, babası olan …’ı, Bankalardaki her türlü hesaplardan dilediği zaman paralar çekmeye, mevcut hesaplardaki paraları çekerek hesabı kapatmaya, yeniden hesap açmaya, çek, tediye fişi vesair evrakları tanzim ve imzalamaya yetkili olarak vekil tayin edildiği dikkate alınarak, … 8. Noterliğince düzenlenen 23.03.2000 tarihli vekaletname aslı içeriğine göre; sanık ile şikayetçiler arasında ticari ilişkiye istinaden verilen bononun şirketi temsile yetkili kişi olarak sanık tarafından düzenlendiği, bu şekilde sanığın müsnet suçu işlemediği anlaşılmakla mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 16.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.