Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/24678 E. 2012/6744 K. 01.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24678
KARAR NO : 2012/6744
KARAR TARİHİ : 01.02.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli kararın başlığına yanlış yazılan karar tarihinin 20.01.2011 şeklinde mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Şikayetçinin iş yerine telefonla 41 TL’lik sipariş verip 200 TL’nın üstünü göndermesini isteyen sanığın apartmanın önünde siparişleri getiren katılanın oğluna getirdiği siparişleri 4.kata çıkarmasını 200 TL’nı yengen sana verecek diyerek 200 TL’nın üstünü alıp uzaklaşmaktan ibaret eyleminin dolandırıcılık olarak kabulde bir isabetsizlik olmayıp, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın sabıkalarının çokluğu karşısında ceza tayin olunurken alt sınırdan uzaklaşılması isabetli ise de, işlemiş olduğu dolandırıcılık suçunda, katılanın uğramış olduğu 159 YTL.lik zararın suç tarihi itibariyle paranın satın alma gücü de dikkate alındığında hafif olduğundan hak ve nesafet kuralları gözetilmeden yazılı şekilde fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.02.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.