YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19682
KARAR NO : 2013/5022
KARAR TARİHİ : 19.03.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılana ait şirketin banka hesabına ilişkin internet bankacılığında kullanılan şifreleri kırılmak suretiyle internet üzerinden aynı gün değişik saatlerde kim oldukları tespit edilemeyen … ve … isimli kişiler adına toplamda 22.985 TL havale yapıldığı ve bu paraların büyük bir kısmının İbrahim ve Hasan tarafından farklı şubelerden çekildiği, kullanılan internet bağlantılarına ilişkin IP numaralarının ise sanıklar adına kayıtlı ADSL aboneliği olduğu ve bu şekilde sanıkların bilişim sistemlerini aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia olunan somut olayda ; öğretmen olarak görev yapan sanık …’ün interneti evinde kullandığı ve para transferlerinin yapıldığı saatlerde okulda görevli olduğu , eczacı olan diğer sanık …’ın ise interneti eczanesinde kullandığı, internet bağlantısının belirli bir mesafeye kadar başka bilgisayarladan hatta cep telefonlarından da wireless özelliği sayesinde algılanabileceğinden sanıkların internete şifre koymamaları veya basit bir şifre koymaları durumunda şifrenin kırılması suretiyle başka kişiler tarafından da söz konusu internet bağlantısının kullanılabileceği, zira aynı apartmanda veya yakın çevrede oturan pek çok kişinin aynı internet bağlantısını kullanabildiği, kaldı ki gelişen bilgisayar teknolojisi sayesinde söz konusu bilgisayarların açık ve internete bağlı olması durumunda uzaktan müdahale edilebilmesinin de mümkün olduğu, ayrıca biri öğretmen birisi de eczacı olan sanıkların, bilgisayar konusunda uzmanlık gerektiren bir şekilde dolandırıcılık suçunu işlemelerinin de hayatın olağan akışına ters düştüğü, adlarına havale yapılan ve paraları çeken diğer sanıkların da tespit edilmedikleri anlaşıldığından, sanıkların kullanılan internet bağlantısının adlarına kayıtlı olmasından ibaret eylemleri nedeniyle cezalandırılabilmeleri için her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilmediğinden verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 19.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.