Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/24244 E. 2013/8179 K. 02.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24244
KARAR NO : 2013/8179
KARAR TARİHİ : 02.05.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında “dolandırıcılık” suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın… ili Merkeze bağlı …köyünde ikamet ettiği, mülkiyeti kendisine ait tapulu taşınmazları fiilen ekmeyip, söz konusu taşınmazları harici olarak … isimli kişiye kiraladığı halde, belirtilen yerler için doğrudan gelir desteği başvurusunda bulunarak haksız menfaat temin etmek suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Sanığın, başkasına kiraladığı kendi tapulu taşınmazı için başvuru yaptığı dikkate alınarak, taşınmazı kiralayan
… isimli kişinin, belirtilen yıllarda söz konusu taşınmaz için doğrudan gelir desteği başvurusunda bulunup bulunmadığının araştırılması, taşınmaz için sanık dışında başka birine ödeme yapılıp yapılmadığı, kiracının mal sahibi olan sanığa başvuruda bulunmaya rızasının bulunup bulunmadığı kiracı tanıktan sorularak buna göre kurum zararının oluşup oluşmadığının kesin olarak belirlenmesi, buna göre suçun unsurlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.