YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9737
KARAR NO : 2013/12782
KARAR TARİHİ : 09.09.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 318.maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların yetkilisi ve ortağı oldukları Metot Müh. San. ve Tic. Ltd. Şirketinin … şirketi ile yaptığı … ortaklığı ile …-Türkiye Doğalgaz boru hattı projesi kapsamında aldığı ihalede 23/09/2005 tarihli … ile yapılan sözleşme kapsamında katılan şirketin alt yüklenici olarak alındığı, ISKRA-METOT … ortaklığının yapılacak işlerin bedeline mahsuben 10 milyon dolar değerinde suça konu beş adet çeki sanıkların sahte imza ile keşide ederek katılan şirkete verip menfaat temin ettikleri, çeklerden ilkinin vadesi geldiğinde ibrazı sırasında sanıkların çeklerin rızası dışında ellerinden çıktığı gerekçesiyle ödemeden men yasağı koydurdukları iddia edilen olayda,
Sanık …’in katılan şirkete çekler verdiğini, sanık … ve sanıkların şirketinde muhasebeci olarak görev yapan tanık …’ın suça konu
çeklerin bir kısmındaki yazıların kendilerine ait olduğu beyan etmeleri, katılan şirketin suça konu çekler dışında sanıkların önceden verdiği bir kısım çeklerin sanıklar tarafından güven oluşturmak için ödemesinin yapıldığını ifade etmesi karşısında, katılan şirketin belirttiği sanıklar tarafından ödemesi yapılan çek asıllarının ilgili bankalardan getirtilip suça konu çeklerdeki imzalar ile mukayesesinin yapılarak aynı kişinin eli ürünü olup olmadığı hususunda bilirkişi raporu aldırılarak ve suça konu çeklerin katılan şirkete önceden doğmuş bir alacak karşılığı olarak mı yoksa yapılacak işlere mahsuben mi verildiği hususu araştırılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09/09/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.