YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/12974
KARAR NO : 2012/36027
KARAR TARİHİ : 30.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, arkadaşına ait … plakalı aracı alarak, alkollü bir şekilde gezmeye çıktıktan sonra, katılanın işçi olarak çalıştığı petrol ofisinde 50 TL’lik benzin aldığı, katılanın, benzini doldurduktan sonra parayı istediği, sanığın, araçtan inmeyerek, katılana, para yerine, geçersiz olan ve kullanılmayan banka kartını vererek kartın şifresinin 4 tane sıfır olduğunu söylediği, katılanın, pos makinesindan çekim yapmak üzere aracın yanından uzaklaşmasından hemen sonra, sanığın aracıyla olay yerinden ayrıldığı, katılanın, geçersiz olan ve limiti bulunmayan karttan ödemeyi alamadığı, bu şekilde, hile kullanılarak haksız menfaat temin edilen olayda dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluştuğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,Ancak;
Sanık hakkında mükerrir olduğu gerekçesiyle 5237 sayılı TCK’nın 58.maddesinin uygulanmasına karar verilmiş ise de, Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/05/1999 tarih ve 1999/141 Esas ve 2000/208 karar sayılı kararı ile verilen mahkumiyet kararının sanığın, 18 yaşından küçükken işlediği suçla ilgili olduğu, 5237 sayılı TCK’nın 58/5.maddesine göre fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmayacağı gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması yasaya aykırı ve adli para cezalarının 5083 sayılı Kanun’un 1.maddesi ile 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu’nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1.maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu durumlar aynı kanunun 322.maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5237 sayılı TCK’nın 58.maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımların hüküm fıkrasından çıkartılarak ve hükümde yer alan “YTL” ibaresinin “TL” olarak değiştirilmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.