Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/19266 E. 2013/3360 K. 25.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19266
KARAR NO : 2013/3360
KARAR TARİHİ : 25.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıkların, üç kağıt oyunu oynatmak için Konya …, Belediyesi önünde yere gazete sererek tezgah açtıkları, aralarındaki iş bölümü gereğince sanıklardan …’ın tezgah açıp beklediği, diğer sanıkların ise yoldan geçen kişilerin oyuna katılımını sağlamak için gezindikleri sırada, yoldan geçen mağdurun yanına gittikleri, o sırada sanık …’ın mağduru ve sanıklar …ı çağırarak onları oyuna davet ettiği, sanık …’ın yere serdiği gazete kağıdına üç adet iskambil kağıdını koyduktan sonra “bul karayı, al parayı” isimli oyunu oynamaya başlattığı, sanık …’ın mağduru aldatmak amacıyla kağıtlardan birine 20 TL. koyduğu ve oyunu kazandığı, sanık …’ın mağdura “sen de oyna kazanırsın” diyerek bir kaç kez ısrarda bulunduğu, mağdurun da sanıkların hileli hareketlerine inanarak cebinden parayı çıkaracağı sırada polislerin geldiği anlaşıldığından, sanıkların eylemlerinin dolandırıcılığa teşebbüs suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanıklara fazla ceza tayini,
2-Adlî para cezası hesaplanırken, öncelikle 5237 sayılı Kanun’un 52/1. maddesi uyarınca tam gün sayısının belirlenmesi ve aynı Kanun’un 61/8. maddesi gereğince artırım ve indirimlerin belirlenen gün üzerinden yapılmasının ardından, 52. maddenin 2. fıkrası uyarınca takdir edilen miktar ile gün sayısının çarpılması suretiyle para cezasının tespit edilmesi gerekirken, belirlenen tam gün sayısının artırım ve indirimler yapılmadan para cezasına çevrilip, artırım ve indirimlerin bu miktar üzerinden yapılması suretiyle sanığa fazla ceza tayin edilmesi,
3-Gün adli para cezasının, adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulama maddesinin gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, adli para cezasına ilişkin bölümlerin tamamen çıkartılıp yerine, “sanıkların 5237 sayılı TCK’nın 157. maddesi gereğince 5’er gün adli para cezası ile cezalandırılmalarına, aynı kanunun 35/2 maddesi uyarınca cezalarının 1/2 oranında indirilmesi sonucunda 2’şer gün adli para cezası cezalandırılmalarına, 52. maddesi uyarınca sanıklara verilen 2’şer gün adli para cezasının mahkemenin takdirine bağlı kalınarak günlüğü 20,00’şer TL ‘den çevrilmek üzere sonuç olarak 40,00’ar TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına” şeklinde yazılmak suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.