YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22974
KARAR NO : 2013/6055
KARAR TARİHİ : 02.04.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, çocuğun soy bağını değiştirmek
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin 30.10.2008 havale tarihli temyiz dilekçesi kapsamına göre, sanıklar hakkında verilen beraat kararlarına hasren yapılan temyiz incelemesinde;
1-Sanıklar …,…. hakkında çocuğun soybağını değiştirme suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
16.09.2003 olan suç tarihinden temyiz inceleme gününe kadar 765 sayılı TCK’ un 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’ un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’ un 223/8. maddesi gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
2-Sanıklar …,… hakkında dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet (hükmün açıklanmasının geri bırakılması) kararı verilen diğer sanık …’in, 16.09.2003 günü doğum sancıları başlaması üzerine hastaneye giderken herhangi bir sağlık güvencesinin olmaması nedeniyle aynı evde bulunduğu görümcesi olan sanık …’ya ait sağlık karnesini götürdüğü ve bir kız çocuğu doğurduğu, bu sağlık karnesine göre işlemler yapıldığından doğum raporunun sanık … adına düzenlendiği, sanık … ve eşi olan sanık …’ın kendi çocuklarıymış gibi sağlık karnesi çıkartarak sanık …’e verdikleri, sanık …’in de çocuğunu 2003-2007 yılları arasında tedavi ettirirken bu sağlık karnesini kullandığı şeklinde tanımlanan olayda mahkemenin beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 02.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.