YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67465
KARAR NO : 2013/11134
KARAR TARİHİ : 13.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği,fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, katılanın işyerine gidip isminin … olduğunu, dersanelerde matematik dersi verdiğini, yazları ise turistlere rehberlik yaptığını, tanıdığı yirmi turistin eşyalarını taşıyıp taşıyamayacağını sorduğu, turustlerin 50’şer Avro vereceklerini, kendilerinin de para üstü olarak 40,00’ar TL vermelerinin gerektiğini söyleyip bu kadar parasının olup olmadığını sorduğu, katılanın kredi kartından 500 TL çekip sanığa verdiği, beraberce Sugözü ve Cikcilli beldelerine gittikleri, sanığın birkaç eve girip çıktığını, turistlerle 60,00 TL ye pazarlık yaptığını Söylediğini, marketlerin bulunduğu yerde araçtan inen sanığın katılana beklemesini, bilgisayar ortamında ne kadar para kattıklarını yazıp geleceğini söyleyerek ortadan kaybolduğu şeklinde gerçekleşen eylemde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 07.06.2011 tarih 2011/9-88 esas, 2011/116 karar sayılı kararına göre, sanığın tekerrüre esas daha ağır cezayı içeren başkaca mahkumiyeti bulunmasına karşın daha hafif cezayı içeren mahkumiyeti tekerrüre esas alınarak sanık hakkında hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejmine göre çektirilmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK’nın 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilşkin bölümün çıkarılarak yerine “Sanığın Alanya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.12.2007 tarihli, 2007/287 Esas ve 2007/802 Karar sayılı 14.02.2008 tarihinde kesinleşen kararına konu 2 yıl 1 ay hapis cezası ile mükerrir olduğu anlaşıldığından TCK’nın 58. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejmine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 326/ son maddesi uyarınca aleyhe değiştirmeme ilkesi gözetilerek 5275 sayılı Kanunun 108/2 maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın Alanya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2008 tarih ve 2007/233 Esas ve 2008/95 Karar sayılı ilamına konu olan 1 yıl hapis, 100 TL adli para cezası esas alınarak belirlenmesine” diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.