Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/3184 E. 2013/6058 K. 02.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3184
KARAR NO : 2013/6058
KARAR TARİHİ : 02.04.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik(değişen suç vasfına göre özel belgede sahtecilik)

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Şikayetçi Türk Ekonomi Bankası vekilinin temyiz itirazlarına yönelik incelemede;
Kovuşturma evresinde yöntemine uygun biçimde davetiye tebliğ olunmak suretiyle duruşmadan haberdar edilmesine karşın, 5271 sayılı CMK’nın 238. maddesi uyarınca, davaya katılma isteminde bulunmayan ve katılan sıfatını almayan şikayetçi kurumun hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından, şikayetçi vekilinin temyiz inceleme isteğinin gibi 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanıkların şikayetçi Türkiye Ekonomi Bankasına yönelik nitelikli dolandırıcılık ve her iki bankaya yönelik özel belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’ın, … adına tanzim edilmiş sahte nüfus cüzdanı ve belgelerle … …Şubesi ile … Bankası …Şubesine tüketici kredisi başvurularında bulunduğu, …’a ait 05/01/2006 tarihli 5.000 TL bedelli, …,… ‘na ait 06/01/2006 tarihli 3.000 TL bedelli kredi sözleşmelerini imzaladığı, diğer sanık …’in de katılan … adına tanzim edilmiş sahte nüfus cüzdanı, İstanbul Gayrettepe Trafik Tescil Şube Müdürlüğünce tanzim edilmiş …,… plaka sayılı ticari araçlara ait sahte trafik tescil belgeleri ve sahte ikamet ilmuhaberi ve diğer belgelerle bu kredi sözleşmelerine kefil olduğu ve her iki sanığın de kredi sözleşmelerini imzalayarak şikayetçi bankalardan 5.000 ve 3.000 TL’lik tüketici kredisi kullandıkları ve geri ödemede bulunmadıkları ve bu şekilde nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddia olunan somut olayda; Adli Tıp Kurumunun 16.11.2011 tarihli raporuna göre …’a ait kredi sözleşmesindeki imzaların … ve … eli ürünü olmayıp, …’a atfen atılı imzalar ve sözleşmedeki rakam ve yazıların sanık …’e ait olduğu, her ne kadar … adına atılan imzaların sanıkların eli ürünü olup olmadığı hususunda bir tespit yapılamamış ve Türk Ekonomi Bankasına ait kredi sözleşmelerinin aslı bulunamadığından bu sözleşmeye yönelik inceleme yapılamamış ise de, her iki bankaya verilen sahte kimliklerle … adına düzenlenmiş sahte ikametgah ilmuhaberinin aynı olduğu, her iki sözleşmede bulunan imzaların benzerlik gösterdiğ, ayrıca İstanbul Emniyet Müdürlüğünce çeşitli kişilere ait 34 adet kredi kartı kopyalanmasıyla ilgili yapılan soruşturmada başka şüphelilerle birlikte 13.03.2006 günü yakalanan sanık …’in üzerinden ve kullandıkları araçtan çok sayıda sahte nüfus cüzdanı, çeşitli araçlara ait çok sayıda sahte trafik tescil belgeleri, kopyalanmak suretiyle sahte olarak oluşturulmuş kredi kartlarıyla birlikte, … adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı aslı,Türkiye İş Bankası’na ait … adına düzenlenmiş electron bankamatik kartı ve hesap açıldığını gösterir hesap kartonu aslı, HSBC Bank’a ait … adına açıldığını gösterir hesap kartonu aslı, yine kredi sözleşmelerinde de kullanılan … adına düzenlenmiş sahte ikametgah belgesi ele geçirildiği, her iki sanık hakkında İstanbul ilinde benzer şekilde eylemleri nedeniyle açılmış kamu davalarının da bulunduğu anlaşıldığından, bu oluş ve dosya kapsamına göre, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmeyerek nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarının oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 Sayılı TCK. nun 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde öncelikle suçtan elde edilen haksız menfaat miktarının belli olup olmadığına bakılacaktır.
Eğer suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise; o takdirde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenecektir.
Bu açıklama kapsamında, sanıklar hakkında Türkiye Ekonomi Bankasına yönelik dolandırıcılık eylemleri nedeniyle sonuç adli para cezasının gün karşılığı belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde doğrudan haksız elde olunan yararın iki katı esas alınmak suretiyle karar verilmesi sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
3-Sanıkların şikayetçi …’a yönelik nitelikli dolandırıcılık eylemleri nedeniyle verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda; sanıklar hakkında …’a yönelik dolandırıcılık eylemleri nedeniyle sonuç adli para cezasının gün karşılığı belirlenip, gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenmesi gerektiği gözetilmeyerek fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “10.000’er TL” , “8.333’er TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılaak yerine, sırasıyla “500’er gün”, “416’şar gün” ve (416 gün X 20 TL = 8.320 TL) “8.320’er TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.