Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/11021 E. 2013/11161 K. 13.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/11021
KARAR NO : 2013/11161
KARAR TARİHİ : 13.06.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık … müdafiinin duruşmalı temyiz talebinin, suçun vasfı ve cezanın miktarına göre, 5320 Sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı yasanın 318. maddesi gereğince reddine karar verilip, katılan … vekilinin tüm sanıklar hakkında … Bankasına karşı işlenen suçlarla ilgili olarak kurulan hükümlere yönelik aleyhe temyiz isteminde bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Van Adliyesi Adli Sicil Müdürlüğü’nde daha önce teknisyen yardımcısı olarak görev yapmakta iken İzmir Adliyesine atanan bilahare meslekten ihraç edilen sanık …’ın, Van adliyesinden ayrıldıktan sonraki dönemler içerinde, Van Adliyesinde herhangi bir görevi bulunmayan sanıklar …, …, … ve eşi …’ın adliyede çalıştıklarına dair muhtelif tarihlerde bu kişiler adına sahte görev ve maaş belgeleri düzenlediği,bu belgeleri kullanarak yine farklı tarihlerde olmak üzere, sanık …’ın diğer sanık …’in kefaletiyle … Bankası Van Şubesi’nden 20.000 TL, sanıklar … ve …’ın birlikte müteselsil borçlu olarak … Bankası Van Şubesinden 12.000 TL, sanık …’ın kendi adına … Van Şubesinden 8.000 TL, sanık …’ın … Bankası Van Şubesi’nden 10.000 TL ve hakkındaki evrak tefrik olunan sanık …’nın …’tan 15.000 TL kredi çektikleri olayda;
1-Sanıklar … hakkında resmi belgede sahtecilik, sanık …’ın … bankasından çekilen kredi ile ilgili olarak resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan … vekili ve sanıkların temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanıklar …, …, … ve … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan incelemede;
Sanık …’ın …’a karşı işlediği dolandırıcılık suçunda, elde edilen haksız menfaat miktarı 33.000 TL olup, tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, mahkemenin kabulü doğrultusunda 20 TL ile çarpılması neticesinde belirlenen sonuç cezanın tayini gerekirken cezanın eksik tayini katılan …’ın aleyhe temyiz istemi bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilendelillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 Sayılı Yasa’da 765 Sayılı Yasa’dan farklı olarak “gün para cezası sistemi” kabul edildiği için bu sistemde nispi para cezasına yer verilmemiştir. İlgili maddelerin gerekçe bölümlerinde de 5237 Sayılı TCK sisteminde nispi para cezasının öngörülmediği açıkça belirtilmektedir. Ancak, 5237 Sayılı Yasanın 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra 29.06.2005 gün ve 5377 Sayılı Yasanın 19. maddesi ile değişik TCK’nın 158/1. fıkrasına eklenen “… Ancak, (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hallerde hapis cezasının alt sınırı üç yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katında az olamaz.” cümlesi ile getirilen yeni değişikliğe ilişkin gerekçede de belirtildiği üzere, 158. maddenin 1. fıkrasına eklenen son cümledeki “…adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.” hükmünün uygulanabilmesi için öncelikle suçtan elde edilen haksız menfaat miktarının belli olması gerekmektedir. 5237 sayılı TCK’nın 52. maddesinin 1.fıkrası “Adli para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan paranın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.” şeklindeki adli para cezasının tanımı yapıldıktan sonra aynı maddenin 3. fıkrasında “Kararda, adli para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir.” ve aynı Kanunun 61. maddesinin 8. fıkrasında ise “Adli para cezası hesaplanırken, bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimler, gün üzerinden yapılır. Adli para cezası, belirlenen sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunur.” hükümleri ile yasa koyucu adli para cezasının mutlaka gün üzerinden tayin edilmesi gerektiğini belirtmektedir.
5237 Sayılı TCK’nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde öncelikle suçtan elde edilen haksız menfaat miktarının belli olup olmadığına bakılacaktır. Eğer suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli değil ise, 5 ila 5.000 tam gün arasında TCK’nın 61. maddesi hükmü göz önünde bulundurularak takdir edilen gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenecektir. Eğer suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise; o takdirde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenecektir.
Bu açıklama kapsamında;
a)Mahkemece TCK’nun 158/1-j-son maddesi gereğince temel ceza belirlenirken doğrudan haksız elde olunan yararın iki katının esas alınması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
b)Sanık … hakkında 5237 Sayılı TCK’nun 158/1-j maddesi gereğince hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde, adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;Sanık … hakkında … bankasına yönelik dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerin 4. ve devamı maddelerinde yer alan “120 gün, 180 gün, 150 gün ve 3.000, 32.000 TL ve 64.000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına” ibarelerinin yerine “3200 gün, 4800 gün, 4000 gün ve 80.000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına”,
Sanık … hakkında …’a yönelik dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerin 3. ve devamı maddelerinde yer alan “120 gün, 100 gün, 2.000, 10.000 TL ve 20.000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına” ibarelerinin yerine “1000 gün, 833 gün, 16.660 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına”,
Sanık … hakkında … bankasına yönelik dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerin 4. ve devamı maddelerinde yer alan “120 gün, 180 gün, 150 gün ve 3.000, 32.000 TL ve 64.000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına” ibarelerinin yerine “3200 gün, 4800 gün, 4000 gün ve 80.000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına”,
Sanık … hakkında … bankasına yönelik dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerin 3. ve devamı maddelerinde yer alan “120 gün, 100 gün, 2.000, 12.000 TL ve 24.000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına” ibarelerinin yerine “1200 gün, 1000 gün, ve 20.000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına” yazılması,
Sanık … hakkında …’a yönelik dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün 4. ve devamı maddelerinde yer alan “120 gün, 100 gün, 2.000, 8.000 TL ve 16.000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına” ibarelerinin yerine “800 gün, 666 gün ve 13.320 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına”,
Sanık … hakkında kurulan hükmün 2. maddesinde yer alan “120 gün, 100 gün, 2.000, 10.000 TL ve 40.000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına” ibarelerinin yerine “1000 gün, 833 gün, 16.660 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına” yazılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3- Sanık …’ın Şekerbankdan çekilen kredi ile ilgili olarak resmi belgede sahtecilik, sanık … ve sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-YCGK’nun 08/06/2010 tarihli ve 2010/11-98, 143 sayılı kararında da belirtildiği gibi, 5237 sayılı TCK’nun 43/1. maddesinde yer alan “değişik zamanlarda” ifadesi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için, suçların mutlaka değişik zamanlarda işlenmesi gerekli olup, somut olayda, sanıklar … ,… ve …’in kredi sözleşmesinin açılması amacıyla katılan bankaya aynı anda sahte maaş bodrosu ile görev belgesi ibraz ettiği anlaşıldığından olayda zincirleme suç hükümlerinin oluşmadığı ve TCK’nun 43. maddesinin uygulama şartlarının bulunmadığı gözetilmeyerek yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Sanık … hakkında 12/07/2010 tarihli iddianame ile resmi belgede sahtecilik suçundan sadece TCK’nun 204/1, 43/1. maddeleriyle bir kez cezalandırılması talep olunmasına karşın, mahkemece sanığa ek savunma … tanınmadan iki ayrı eylem nedeniyle cezalandırılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … vekili, sanıklar ve sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.