YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14457
KARAR NO : 2013/27393
KARAR TARİHİ : 25.11.2013
MAHKEMESİ :Şanlıurfa Aile Mahkemesi
TARİHİ :12.03.2013
NUMARASI :Esas no:2012/303 Karar no:2013/264
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı koca tarafından zina (TMK. md. 161) sebebine dayalı olarak açılan boşanma davası; mahkemece davacının zinayı öğrenmesinin üzerinden altı ay geçtiği için koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Toplanan delillerle; davalı kadının bir başka erkekle halen yaşadığı, zina eyleminin devam ettiği anlaşılmaktadır. Zina eylemi devam ettiğine göre hak düşürücü süre, eylemin sona ermesinden itibaren başlayacağından geçmiş sayılamaz. Öyleyse kusurun belirlenmesinde, kocanın da bir başka kadınla birlikte yaşadığı değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmelidir. Bu yön nazara alınmadan yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere gerekçesinde kısmen oyçokluğuyla, sonucunda oybirliğiyle karar verildi. 25.11.2013 (Pzt.)
KARŞI OY YAZISI
Dava, koca tarafından açılan Türk Medeni Kanununun 161’nci maddesinde yer alan zina sebebine dayanan boşanma isteğine ilişkindir. Kadının zinasının gerçekleştiği, halen dahi bir başka erkekle karı-koca gibi birlikte yaşadığı toplanan delillerle gerçekleşmiştir. Bu hususta sayın çoğunlukla aramda bir görüş ayrılığı bulunmamaktadır. Sayın çoğunlukla ayrıştığımız nokta, zinaya dayanan bir boşanma davasında, davacı eşin de benzeri davranışları gerçekleşmiş ise, bunun boşanmanın sonuçları düzenlenirken dikkate alınıp alınmayacağı hususundadır. Zina, mutlak boşanma sebebidir. Bu sebebe dayanan bir boşanma davasında, boşanma kararı verilmesi için, sebebin gerçekleşmiş ve bunun ispatlanmış olması yeterli olup, ayrıca bu olayın evlilik birliği üzerindeki etkisine bakılmaz. Diğer eşin benzeri davranışları gerçekleşmiş olsa bile artık dikkate alınmaz ve boşanmanın sonuçları düzenlenirken gözetilmez. Çünkü mutlak boşanma sebebine dayanarak boşanma talep etmiş olan eşin, benzeri davranışları diğeri tarafından boşanma sebebi yapılmamış, onun yönünden de, boşanma sebebi mevcut olduğu halde, o eş, mahkemeden dava açmak yoluyla hukuki bir koruma talep etmemiştir. Böyle bir durumda boşanmaya, davayı açan eşin kusurlu tutum ve davranışı değil, diğerinin zinası sebep olmuştur. Bu bakımdan bozma kararına “davacı kocanın da bir başka kadınla birlikte yaşadığı, bu sebeple onun da kusurlu olduğunun” yazılmasını doğru bulmuyorum. Bozma kararına, gerekçede yer verilen bu ifade sebebiyle katılamıyorum.