Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/21945 E. 2013/6067 K. 03.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21945
KARAR NO : 2013/6067
KARAR TARİHİ : 03.04.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, kendisini … şirketinin sahiplerinin yeğeni olduğunu, Isparta Devlet Hastanesi otomasyon işlerini yapan …’ın dayısı olduğunu ve ölen Belediye Başkanının eski eşi olduğunu söyleyip güven sağladıktan sonra Tıp Fakültesi ve DSİ’ye temizlik elemanı alınacağını bu işi kendisinin yaptığını söyleyerek ikna ettiği katılan … ve … aracılığı ile müştekilerden 30-45 YTL arasında paralar aldığı, ayrıca şüphelendirmemek için kan grubu, nüfus cüzdanı fotokopisi gibi belgeleri de istediği, anlaşılmakla dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluştuğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Diğer temyiz itirazlarının reddine ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanıklara fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,hükümlerde yer alan “5237 sayılı TCK’nın 157/1,43,62,52/2 maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 104 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL ‘den olmak üzere 2080 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ifadelerinin yerine” 5237 sayılı TCK’nın 157/1 maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 43. maddesi gereğince cezasından 1/4 oranında arttırım yapılarak sanığın 6 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,aynı yasanın 62. maddesi gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 52/2 maddeleri gereğince verilen 5 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL ‘den olmak üzere sonuç olarak 100.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına denilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,03.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.