YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67467
KARAR NO : 2013/11131
KARAR TARİHİ : 13.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Başkasına Ait Banka veya Kredi Kartını İzinsiz Kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Hırsızlık suçunda; menkul bir malın, sahibinin rızası dışında alınması, mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesi, mağdurun suç konusu eşya üzerindeki zilyetlikten … tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hale gelmesi söz konusudur.
Somut olayda; ATM cihazından emekli maaşını çekmek için bekleyen katılanın tek başına işlemlerini gerçekleştirememesi üzerine orada bekleyen sanıktan yardım isteyerek, bankamatik kartı ile şifresini verdiği, kartı alıp ATM cihazına koyan ve şifreyi giren sanığın 410,00 TL parayı katılana hissettirmeden çekmesine rağmen başkasına ait kartı iade ederek şifrenin hatalı olduğunu söyleyip olay yerinden uzaklaştığı şeklinde gerçekleşen eylemin hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nun 53.maddesinin 3.fıkrası uyarınca 1.fıkranın (c) bendinde yazılı kısıtlamalardan sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından şartla tahliye tarihine kadar geçerli olduğu gözetilmeden fıkranın tamamını kapsar şekilde kısıtlamaya gidilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.