Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/24806 E. 2013/8537 K. 08.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24806
KARAR NO : 2013/8537
KARAR TARİHİ : 08.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suçtan doğrudan doğruya zarar gören… İç ve Dış Ticaret A.Ş’nin davaya katılmasına karar verildiği halde, gerekçeli karar başlığında mağdur olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak görülmüştür.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanıkların, katılan şirket tarafından araçlarına yüklenen transit rejime tabi beyannamelerde belirtilen toz şekerleri ihraç etmek üzere… Gümrük Kapısı’na getirdikleri, burada yapılan ölçümlerde,…ın yükünde 100 kg, …’nin yükünde 5.950 kg,…’ın yükünde 250 kg, …’ın yükünde 800 kg, … … …ın yükünde 1.100 kg, ……ın yükünde 1.150 kg eksiklik tespit edildiği, sanıkların belirtilen miktarlardaki yükü belirlenemeyen bir şekilde sarf etmeleri şeklindeki eylemlerinin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükümden sonra, 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre “hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı” hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.