Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/21336 E. 2013/5230 K. 21.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21336
KARAR NO : 2013/5230
KARAR TARİHİ : 21.03.2013

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇA SÜRÜKLENEN
ÇOCUKLAR : …, …
SUÇ : Nitelikli Mala Zarar Verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; suça sürüklenen çocuklar … ve …’un cezaevi idaresinin tasarrufu neticesi arkadaşları …’in koğuştan uzaklaştırılmasını protesto saikiyle; yataklarını ateşe verip yakmaları, koğuştaki televizyonu ve pencere camlarını kırmaları şeklinde gerçekleşen eylemlerinin “nitelikli mala zarar verme” suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamalarında aşağıda belirtilen bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, C.Savcısının ve suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-T.C. Anayasası’nın 41.maddesine göre bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması zorunludur.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 21.05.2002 tarih ve 95/252 sayılı kararında da belirtildiği gibi; mahkeme kararları gerekçeli olmalıdır. Gerekçe; hükmün dayanaklarının akla, hukuka, dosya içeriğine uygun açıklamasıdır. Gerekçe; dosyadaki bilgi-belgelerin yerinde değerlendirildiğini gösterir biçimde geçerli, yeterli ve yasal olmalıdır.
CMK’nın 230/1-c maddesinde de belirtildiği gibi; ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi gerekirken, “Suça sürüklenen çocukların müsnet suçu işlediği bütün dosya kapsamı delillerinden anlaşılmakla” soyut gerekçesine dayanılarak CMK’nın 230.maddesine aykırı hüküm kurulması,
2-Uygulamaya göre de; daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş görünen suç tarihinde on sekiz yaşını doldurmamış olan ve 6 ay 20’şer gün hapis cezası verilen suça sürüklenen çocuklar hakkında, TCK.’nın 50/3.maddesi delaletiyle 1.fıkrada sayılan “seçenek yaptırımlardan” birinin uygulanması gerektiğinin nazara alınmaması,
Bozmayı gerektirmiş, C.Savcısı ve suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.