YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24977
KARAR NO : 2013/8635
KARAR TARİHİ : 09.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın bir süre önce trafik kaydını terkin ettirdiği aracı ile şikayetçiye ait aracı takas ettiği, aracının yeniden trafik kaydının alınması için Cumhuriyet Savcısı’nın aracı görmek istediğini söyleyerek şikayetçiyi … ilçesine getirtip, “sen maliye işlerini hallet ben aracın yönünü ters çevireyim” diyerek anahtarı alıp takas edip şikayetçiye verdiği araç ile ortadan kaybolduğu, bir süre sonra da araç ile kaza yapıp üçüncü bir kişiye sattığı şeklinde gerçekleşen eylemde, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, o yer Cumhuriyet Savcısı’nın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,ancak;
1- 02.06.2008 tarihli duruşmada sanık hakkında açılan kamu davasına katılma isteminde bulunan şikayetçinin, bu istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK.un 238/3. maddesine aykırı davranılması,
2- 5237 sayılı TCK’nun 157. maddesinde hapis cezası ile birlikte adli para cezası da öngörülmesine rağmen, sadece hapis cezasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.