YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21017
KARAR NO : 2013/5400
KARAR TARİHİ : 25.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanmak
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın oluşu kabul edilen güveni kötüye kullanma eylemi teselsül ettiği halde TCK”nın 43. maddesinin uygulanmaması aleyhte temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılamıştır.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; katılan şirketin temsilciliğini yapan sanığın diş yapım malzemelerini şirketten alıp, pazarlamasını yaptıktan sonra bedelini ödemesi gerekirken, olay tarihinde sattığı toplam diş malzeme bedeli 7.002,50 TL”yi katılan şirkete ödememesi suretiyle gerçekleşen olayda, sanığın güveni kötüye kullanma suçunun sabit bulunduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Diğer temyiz itirazlarının reddine , ancak,
1-)Dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde, hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
2-)Sanık, suça konu zararın katılan şirkete 5.000 TL”sini ödedim, kalan borç için ise senet düzenlendi şeklinde
beyanda bulunmakla, katılandan ödemenin tam olarak yapılıp yapılmadığı, TCK”nın 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı, ödemenin kısmi yapıldığının anlaşılması halinde de aynı yasanın 168/4 maddesine göre de sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması.
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.