Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/11868 E. 2012/33543 K. 03.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11868
KARAR NO : 2012/33543
KARAR TARİHİ : 03.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, 30/04/2008 tarihli karara karşı 16/06/2008 gününde eski hale getirme talebinde ve temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK’nın 311. maddesi hükmüne göre eski hale getirme talebi ile birlikte temyiz isteminde bulunulmuş olması halinde bu talebi inceleme merciinin …’ın ilgili dairesi olması karşısında, … 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin tebligatın usulsüz olduğu ve mahkeme kararının sanığa yeniden tebliğine ilişkin verdiği 24/06/2008 günlü ek kararın hukuki değerden yoksun bulunduğu kabul edilip bu karar kaldırılmak suretiyle yapılan incelemede,
Sanığın 22.05.2008 tarihinde cezaevinde olmasına rağmen gerekçeli kararın bu tarihte, Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre adresine tebliğ edilmesinin usule aykırı olması karşısında, sanığın eski hale getirme talebinin kabulüyle, temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilip yapılan temyiz incelenmesinde;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanığın müştekiye ait rent a car firmasından atılı suça konu aracı kira sözleşmesiyle kiralayıp, getirmeyi taahhüt ettiği zamanda getirmemesi ve aracı terketmesi şeklinde gerçekleşen eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Diğer temyiz itirazlarının reddine; Ancak:
Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas olabilecek … Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/67 Esas ve 2006/362 Karar sayılı 16.11.2006 tarihinde verilmiş ve 24.11.2006 tarihinde kesinleşmiş 11 ay 20 gün hapis cezasına ilişkin sabıkası bulunmasına rağmen tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1. Mahkemenin temel cezayı tayin ederken temel cezayı alt sınırdan uygulamasına rağmen adli para cezasını gerekçe göstermeden alt sınırdan uzaklaşarak tayin etmesi;
2. Sanığın işlediği suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinde yazılı haklarını kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken 53/1-c’de yer alan hakların kendi altsoyuna yönelik olması halinde yasaklamanın koşullu salıverilme tarihine kadar geçerli olacağı gözetilmeksizin, 53/1-c’de yer alan haklardan bu ayrım yapılmaksızın koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, adli para cezasının belirlenmesi esnasında hükmolunan 60 günün 5 güne, sonuç adli para cezası 1.200,00 TL’nin 5237 sayılı Yasanın 52/2. maddesi gereği adli para cezasının günlüğü 20,00 TL’den tayin edilerek 100,00 TL’ye indirilmek ve hüküm fıkrasından, 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp yerine, “53. maddenin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.