YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22025
KARAR NO : 2013/5476
KARAR TARİHİ : 26.03.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : …
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararında dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’a ait sağlık karnesi sanık …’a ait reçetenin yazılması için … ile Bozdoğan 2.Nolu Sağlık Ocağına gönderildiği, doktor İlker Sezai Konakçı’nın reçete ve sağlık karnesinin uyumlu olmadığını söylediği ve işlemi gerçekleştirmediği olayda; reçetedeki isimle sağlık karnesindeki ismin farklı olduğunun tanık doktor tarafından ilk bakışta kolayca anlaşıldığı dolayısıyla suça sürüklenen çocuk …’ın, aldatmaya yönelik bir eylemi bulunmadığı dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 26.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.