Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/4799 E. 2013/17152 K. 11.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4799
KARAR NO : 2013/17152
KARAR TARİHİ : 11.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Kastamonu Devlet Hastanesi’nden aldırılan rapora göre ileri derecede işitme ve konuşma bozukluğu olan ve işitme sorunu nedeniyle kolay kandırılabilir bir insan olduğu belirtilen katılan …’nun köydeki ahır meselesi nedeniyle sanık … ile görüştüğü, sanığın katılanı avukat olan tanık …’ın yanına götürdüğü, burada sanığın avukatla görüştüğü katılan işitme bozukluğu nedeniyle herhangi bir şey anlamadığı, daha sonra bürodan çıkınca katılanı ahır meselesini çözmek için avukat tuttuğuna inandırarak katılandan farklı zamanlarda para aldığı ve bu suretle üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanığın eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-c. maddesinde düzenlenen suçu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirilmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.