Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/21007 E. 2013/5679 K. 28.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21007
KARAR NO : 2013/5679
KARAR TARİHİ : 28.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması,rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanık …’un katılana ait şirkette şoför, diğer sanık …’inde muavin olarak çalıştığı, sanıkların çalışmış oldukları süre zarfında şirket adına bayilerden tahsil etmiş oldukları 10.000 TL’yi şirkete vermeyerek mal edindiklerinin iddia edildiği olayda, sanık Yunusun atılı şuçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak ve cezalandırmaya yetecek kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesine dayanan beraat hükmünde, sanık … Bulutun atılı suçu işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
1-Sanık … hakkında verilen beraat kararına yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ve sanık …’un yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,Ancak;
Hükmolunan adli para cezası tayininde 5237 sayılı TCK’nın 61/8 maddesi hükmü karşısında adli para cezası hesaplanırken bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik arttırma ve indirimlerin gün üzerinden yapılması ve sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması sonucu belirlenmesi gerektiği halde belirlenen gün adli para cezasının TCK 52/2 maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmesinden sonra TCK 43/1.maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması sonucu sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık …’un temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; Fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümde yer alan ”5237 sayılı TCK’nın 155/2, 43/1, 52/2 maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 125 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ifadelerinin yerine ” 5237 sayılı TCK’nın 155/2. maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 43/1. maddesi gereğince cezasından 1/4 oranında artırım yapılarak sanığın 6 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 52/2 maddeleri gereğince verilen 6 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL ‘den olmak üzere sonuç olarak 120.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.3.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.