YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21262
KARAR NO : 2013/5670
KARAR TARİHİ : 28.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; O anda evde yalnız olan 1936 doğumlu müşteki Fatma’nın kapısının çalan sanığın, Trabzon Belediyesi’nin karşılıksız odun-kömür yardımını bu hanenin hakkettiğini, ancak kimlik bilgilerinin gerekli olduğunu söyleyip inandırdığı şikayetçiden kimlik ve boş bir kağıt istediği, kağıda kimlik bilgilerini yazıp, yardım malzemelerini şahsen getireceğini ancak nakliye için 50 TL gerektiğini bildirerek kandırdığı müştekiden bu parayı alıp haksız yarar sağlamaktan ibaret eyleminin “dolandırıcılık” suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında aşağıdaki bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde görülmeyen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın bir sebebe dayanmayan sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Temel hapis cezası alt sınırından takdir ve tayin olduğu halde aynı gerekçeyle temel adli para cezasının asgari haddin üzerinde belirlenmesi suretiyle çelişkiye neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılması gerektirmeyen bu hususunun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 1.paragrafında yer alan, “150” ve 4.paragrafındaki “3.000” rakamlarının çıkartılarak yerlerine sırasıyla “5” ve “100” rakamları yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.