Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/26342 E. 2012/30659 K. 06.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/26342
KARAR NO : 2012/30659
KARAR TARİHİ : 06.03.2012

Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık …’nın, 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 5/1 (3 defa), 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52. maddeleri uyarınca 2.565,00 TL, 3.065,00 TL ve 3.065,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 24/12/2009 tarihli ve 2009/362-1457 sayılı kararını müteakip, … Cumhuriyet Başsavcılığınca anılan kararın yeniden kesinleşmesinin yapılması talebi üzerine mahkeme kararının kesinleştiğinden hükmün yerine getirilmesine devam edilmesine ilişkin aynı Mahkemenin 26/11/2010 tarihli ve 2009/362-1457 sayılı ek kararma yönelik itirazın reddine dair … Ağır Ceza Mahkemesinin 18/01/2011 tarihli ve 2011/124 müteferrik sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 11/04/2011 gün ve 2011/4081/18816 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24/05/2011 gün ve 2011/175547 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07/11/2006 talihli ve 2006/6-123 esas, 2006/229 sayılı ilâmı ile Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 13/07/2009 tarihli ve 2009/8068 esas, 2009/10789 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34/2, 231/2, 232/6 ve 291/1-2. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerekmesi karşısında, katılan vekili ve sanığın yokluğunda verilen kararda mercii ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceği hususları gösterilmediği gibi sanığa gönderilen meşruhatlı davetiyede kanun yolu, süresi, başvuru şekli, sürenin başlangıcı ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin açıkça gösterilmesine rağmen merciin yine gösterilmediği cihetle, … Asliye Ceza Mahkemesinin 24/12/2009 tarihli kararının kesinleşmemesi sebebiyle infaz için gönderilen kararın yeniden kesinleştirilmesine yönelik … Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine verilen aynı Mahkemenin 26/11/2010 tarihli kararına yönelik itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Ayrıntıları Y.C.G.K’nun 05.10.2010 tarih ve 2-169 esas, 188 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; usulüne uygun olarak sanığa tebliğini müteakip süresinde temyiz edilmeyerek kesinleşen … Asliye Ceza Mahkemesinin24.12.2009 tarih ve 2009/362 esas 2009/1457 sayılı kararında kanun yolu mercinin gösterilmemiş olmasının temyiz süresinin işlemesine engel olmadığı, ayrıca hükümde başvurulacak yasa yolu süresi açıkça belirtildikten sonra “temyiz yolu açık olmak üzere” denilmek suretiyle temyiz inceleme merciinin Yargıtay olduğunda kuşku bulunmaması ile kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşmesi hususunun yargılama faaliyetinin doğal sonucu olması nedeniyle kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.