Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/21613 E. 2013/2528 K. 12.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21613
KARAR NO : 2013/2528
KARAR TARİHİ : 12.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mahkemece kovuşturma aşamasında “… Mahhallesi No: 5C İç kapı no: 2 Yenimahalle/Ankara “adresine sanık adına 10/02/2010 tarihli duruşma için çıkartılan çağrı kağıdı 7201 sayılı yasanın 16.maddesine göre aynı çatı altında ikamet eden annesine 10/12/2009 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu ve sanığın bilinen son adresi olarak tespit edildiği halde; gerekçeli kararın bu adrese tebliğ edilmesi yerine, sanığın yakalama emri üzerine Antalya 2.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2008/319 Değişik İş sayılı dosyasında 20/11/2008 tarihinde alınan savunmasında bildirmiş olduğu “…, Çankaya/Ankara” adresine gerekçeli kararı içeren tebligatın sanığın tanınmadığı belirtilerek tebliğ edilemeden iade edilmesi üzerine, aynı adrese 7201 sayılı yasanın 35.maddesine göre 13/03/2010 tarihinde yapılan tebliğ işleminin geçersiz olduğu anlaşılmakla, karar tarihinden sonra atanan sanık müdafiinin 17/09/2010 havale tarihli temyiz dilekçesinin öğrenme üzerine ve süresinde kabul edilerek temyiz isteğinin süre yönünden reddine ilişkin ek karar kaldırılarak yapılan temyiz incelemesinde;
Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğu halde 5237 sayılı TCK’nun 58.maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak, hırsızlık suçunun temel şeklidir. Taşınır malın alınmasının suç oluşturabilmesi için, zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir.
Güveni kötüye kullanma suçunda ise, başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, cezalandırılmaktadır. Zilyetlik rızayla faile devredilmelidir.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;ancak,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.06.2012 gün ve 2011/15-440 2012/225 sayılı kararı da nazara alındığında; sanığın, bir arkadaşını arayıp iade edeceğini söyleyerek şikayetçiden cep telefonunu aldığı ve olay yerinden kaçması şeklindeki olayda, şikayetçinin geçici de olsa zilyetliği devir iradesinin olmadığı, fiili hakimiyetin kaybı sonucu oluşan zilyetlik ile de hırsızlık suçunun oluşacağı gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 Esas, 2007/152 Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, bunun gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerin de yasal olması ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği halde mahkemece adli para cezasının gerekçe gösterilmeksizin alt sınırın üzerinde 50gün olarak tayin edilmesi suretiyle 5237 sayılı TCK’nun 61.maddesine aykırı davranılması,
2-5237 sayılı TCK’nın 53.maddesi uyarınca sanığın belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasının kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezası ile cezalandırılmanın kanuni sonucu olarak uygulanması gerekirken uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre temyiz isteminin reddine ilişkin karar kaldırılmış olduğundan aynı Yasanın 312.madesine göre müddeti içerisinde verilen temyiz dilekçesi hükmün kesinleşmesine mani olduğundan İNFAZIN DURDURULMASINA, sanık bu suç nedeniyle infaz kurumuna alınmış ise başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değilse sanığın derhal salıverilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, 12.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.