Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/1621 E. 2021/3889 K. 14.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1621
KARAR NO : 2021/3889
KARAR TARİHİ : 14.12.2021

7. Hukuk Dairesi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 11/02/2014 ve 02/08/2013 günlerinde verilen dilekçeler ile asıl ve birleştirilen davada önalım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine; birleştirilen davanın kabulüne dair verilen 12/10/2017 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Asıl dava ve birleştirilen dava, önalım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili; davacı …’ in Nakkaş Mahallesi Bağlar Mevkii 2438 parsel sayılı taşınmazın 81/4480 hissesinin maliki olduğunu, davalılardan …’ın dava konusu taşınmazın 1/206 hissesini Zihni Yücel’den 4.000TL bedel ödeyerek, 20/02/2012 tarihinde 2187 yevmiye numaralı işlemle satın aldığını, diğer davalılar …’ın da dava konusu taşınmazın 7/2060 hissesinin Nevzat Öztürk’den 3.000TL bedel ödeyerek 20/02/2012 tarihinde 2187 yevmiye numaralı işlemle satın aldığını, diğer davalılar … da dava konusu taşınmazın 7/2060 hissesini Zaim Yücel’den 3.000TL bedel ödeyerek 20/02/2012 tarihinde 2187 yevmiye numaralı işlemle satın aldığını, diğer davalıların da hisse satışı işlemlerinin olduğunu, müvekkili davacı …’in bu hisse satışı işlemlerinden yeni haberdar olduğunu, ayrıca davalıların dava konusu taşınmazın hisselerini kendi adlarına devraldıktan sonra Noter aracılığıyla ihtarname göndererek durumlarından haberdar olunmasını sağlamadıklarını, müvekkili davacı yasal süresi içerisinde davalıların tamamına karşı Türk Medeni Kanununu 732 ve devamı maddelerinden doğan önalım hakkını kullanmak istediklerini, öncelikle dava konusu İstanbul ili Arnavutköy ilçesi Nakkaş Mahallesi, Bağlar Mevkii 2438 parselde tapuya kayıtlı taşınmazdaki davalılar …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve …’ a ait hisselerin tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili davacı … adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Yargılama devam ederken davacı vekili 31/01/2017 tarihli dilekçesi ile yalnızca 20/02/2012 tarihinde davalılar …, … ve …’a yapılan pay satışları yönünden davaya devam ettiklerini, diğer satışlara yönelik taleplerinden ise feragat ettiklerini bildirmiş, davacı vekilinin Çatalca 1. Noterliğinde düzenlenen 08/07/2005 tarih ve 06553 yevmiye numaralı vekaletnamesinde feragate yetkili kılındığı anlaşılmıştır.
Birleştirilen davada davacı … vekili; müvekkilinin dava konusu Nakkaş Köyü 2438 parsel sayılı taşınmazın hissedarı olduğunu, taşınmazın dava dışı hissedarları tarafından yapılan satış sözleşmesi ile davalılar …’ın 1/206 hisse, …’ın 7/2060 hisse, …’un 7/2060 hisse satın aldıklarını, davacının önalım hakkı olduğundan bahisle davalıların hisselerinin iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddini savunmuşlardır.
Bir kısım davalılar vekili; ön alım hakkına ilişkin davalarda tapu değerinin esas alınmadığını, bilirkişi marifetiyle hisselerin gerçek değerinin tespit edilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın kabulüne, İstanbul ili, Çatalca ilçesi Nakkaş Mahallesinde bulunan 2438 parsel sayılı taşınmazda 1/206 pay sahibi olan davalı …, 7/2060 pay sahibi olan davalı … ve 7/2060 pay sahibi olan …’un paylarının iptali ile kanuni şufa hakkı nedeniyle davacı ve birleşen dava davacısı adına eşit oranda tapuya tesciline karar verilmiştir.
Hükmü davalılar …, … ve … vekili temyiz etmiştir.
1)Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre bir kısım davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2)Davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
6100 sayılı HMK’nın “Yargılama Giderlerinin Kapsamı” başlıklı 323. maddesinde, karar ve ilam harçları yargılama giderleri arasında sayılmış, “Yargılama Giderlerinden Sorumluluk” başlıklı 326. maddesinde, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlenmiştir.
492 sayılı Harçlar Kanununa ekli (I) sayılı tarifenin yargı harçları başlığını taşıyan kısmında, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden tarifede gösterilen oranda nispi karar ve ilam harcı alınacağı, bölge adliye mahkemelerinin tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları için de bu oranda karar ve ilam harcı alınacağı hükme bağlanmış ve aynı kanunun 16. madde düzenlenmesi ile de temyize konu kararla ilgili davanın nispi harca tabi olacağı öngörülmüştür.
Somut olayda; asıl ve birleştirilen davalarda hükmedilen önalım bedeli her bir davacı yönünden 5.246TL olduğuna göre, nispi harcın bu bedeller üzerinden 492 sayılı Harçlar Kanununa ekli (I) sayılı tarifede belirtilen binde 68.31 oranında hesaplanarak asıl ve birleştirilen davalar yönünden ayrı ayrı 358,35TL olarak tespit edilmesi gerekirken, mahkemece ne şekilde hesaplandığı anlaşılamayan bedellerin nispi karar ve ilam harcı olarak hüküm altına alınması doğru görülmemiş ve bu husus kararın bozulmasını gerektirmiş ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bir kısım davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) numaralı bent uyarınca bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile; hüküm sonucunun 4 numaralı bendinin hükümden çıkarılarak yerine “Asıl davada alınması gereken 358,35TL nispi karar ve ilam harcının dava açılırken …’den peşin olarak alınan 862,45TL harçtan mahsubu ile fazla yatan 504,10TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,” cümlesinin yazılmasına; hükmün 6 numaralı bendinin hükümden tamamen çıkarılmasına ve hüküm sonucunun 8 numaralı bendinin hükümden çıkarılarak yerine; “Birleştirilen davada alınması gereken toplam 358,35TL nispi karar ve ilam harcından dava açılırken davacı …’dan peşin alınan 170,80TL harcın mahsubu ile bakiye 187,55TL nispi karar ve ilam harcının davalılar …, … ve …’tan alınarak Hazine’ye gelir kaydına,” cümlesinin yazılmasına, hükmün HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
14/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.