YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23301
KARAR NO : 2013/6286
KARAR TARİHİ : 08.04.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, …,… parsel sayılı taşınmazlara mısır ekimi yaptığı halde pamuk ektiğini beyan ederek, pamuk için destekleme priminin daha fazla olması nedeniyle, fazladan 845.16 TL ödeme almak suretiyle, kamu kurumu zararına dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
Sanığın, ilgili belgeyi kendisinin imzalamadığını belirtmesi karşısında, söz konusu belge aslının getirtilerek, imzanın sanığa ait olup olmadığı hususunda kriminal inceleme yaptırılması, sanığın başka yerlerde taşınmazları bulunup bulunmadığı, bu taşınmazlara pamuk ekimi yapıp yapmadığı, yapmış ise bu ürünlerden destekleme pirimi alıp almadığı, sanığın 2004 yılında başka taşınmazlarına pamuk ekimi yapıp yapmadığına dair denetime elverişli … uydu görüntülerine göre hazırlanmış bilirkişi raporunun dosyaya konulması, ilgili tarım müdürlüğüne yazı yazılarak, söz konusu beyanların memurlar tarafından doldurulması şeklinde bir uygulamanın bulunup bulunmadığının sorulması, Torbalı Sulh Hukuk
Mahkemesi’ndeki dosyanın tamamının dosya içerisine konulmasından sonra, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması bakımından, refakate ziraat ve fen bilirkişisi ile pamuk ekim işinden anlayan uzman kişilerin de alınarak mahallinde keşif icra edilmesi, sanığın belirtilen dönemde pamuk veya mısır ekimi yapıp yapmadığının kendisinin de yer göstermesiyle tespit edilmesi, mahalli bilirkişilerin de dinlenerek sonucunda alınacak rapora göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de; 5377 sayılı yasanın 19. maddesiyle değişik 5237 sayılı TCK’nın 158/1-e, son maddesi gereğince hapis cezasının alt sınırının 3 yıl olduğu gözetilmeden 2 yıl hapis ve adli para cezasının miktarının da, haksız menfaat miktarı olan 845 TL ‘nin iki katı karşılığı 84 gün olarak belirlenip, günlüğü aynı yasanın 52. maddesi gereğince 20.00 TL ‘den hesap edilmek suretiyle netice olarak 1.690.00 TL adli para cezası verilmesi gerektiği gözetilmeden 860.00 TL adli para cezası tayin edilerek eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasanın 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 08/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.