Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/2406 E. 2012/33877 K. 05.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2406
KARAR NO : 2012/33877
KARAR TARİHİ : 05.04.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Nitelikli dolandırıcılık ve değişen suç vasfına göre özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Karar başlığında “16.02.2006” olarak yazılmış olan suç tarihinin, sanığın bankadan kredi kullandığı tarih olan “26.12.2005” olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
1) Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz isteğinin incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın kaybettiği nüfus cüzdanını ele geçiren sanığın, nüfus cüzdanının üzerine kendi fotoğrafını yapıştırıp, katılanın kimlik bilgilerini kullanarak temin ettiği ikametgah senedi, … 11.Noterliği imza beyannamesi ve vergi levhası ile başvurduğu katılan bankadan bireysel kredi alarak kullanması şeklinde gelişen olayda mahkemenin “banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık” suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2) Sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz isteğinin incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Sahtecilik suçuna konu olan ve sanığın bankadan kredi talebinde bulunurken kullandığı sahte nüfus cüzdanı, ikametgah senedi, … 11.Noterliği imza beyannamesi ve vergi levhası gibi belgelerin asıllarının ilgili yerlerden ve banka şubesinden celbedilerek, sahte nüfus cüzdanının arka yüzündeki bilgilerin katılana ait olmayıp 3.şahsa ait olduğu hususu da dikkate alınarak, belgelerin aldatma kabiliyetinin bulunup bulunmadığı hususu heyetçe incelenip, gerekirse bilirkişiden de rapor alınarak belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve taktiri gerekirken eksik soruşturmayla ve fotokopi belgelerde suçun hangi surette oluştuğu da tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
b) Sanığın kredi başvurusunda banka şubesine ibraz ettiği ikametgah senedi, … 11.Noterliği imza beyannamesi ve vergi levhasının aldatma kabiliyetinin bulunması halinde, niteliği itibarı ile resmi belge olduğu gözetilmeksizin sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan hüküm kurularak suç vasfında yanılgıya düşülmesi,
c) Sanığın kredi başvurusunda banka şubesine ibraz ettiği resmi belgelerin hangi tarihlerde düzenlendiğinin araştırılıp saptanarak belgelerin değişik zamanlarda oluşturulmuş olması halinde sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer C.Savcısı ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.