Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/5408 E. 2013/10704 K. 10.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5408
KARAR NO : 2013/10704
KARAR TARİHİ : 10.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, basit kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın babası olan temyiz dışı …’in, emlakçılık yapan müşteki aracılığıyla bir ev kiraladığı, …’in ev kirası ödememesi üzerine müştekinin kendisini uyardığı, …’in de, ev sahibiyle görüşerek paranın daha sonraki bir tarihte verilmesi hususunda anlaştığı, daha sonra …’in oğlu olan sanığı gören müştekinin, sanıkla ev sahibi bir kez daha telefonda görüştürdüğü, sanığın bu telefon görüşmesini, babasına anlattığı, bu kez sanık, babası …, Kardeşi … … ve yeğeni … … …’nin birlikte müştekinin işyerine gittikleri, müştekinin kira parasını ve alacağını istediği, sanığın babası …’in parayı vermeyeceğini söylediği, daha sonra sanık …’ın işyerindeki çiçek vazosunu müştekiye fırlattığı, hepsinin birlikte müştekiye saldırarak basit tıbbi müdahale ile giderebilecek şekilde yaraladıkları, işyerindeki vazo, televizyon kumandası, hesap makinesi ve diğer eşyalara zarar verdikleri, böylece sanığın mala zarar verme ve basit kasten yaralama suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda,
1-Müştekinin hazırlık aşamasında, kafasına vazo fırlatan kişinin, temyiz dışı sanık …’in en büyük oğlu olduğunu, yargılama aşamasında ise, vazoyu fırlatanın küçük oğlu olan ve huzurda bulunan temyiz dışı … … olduğunu belirttiği, bu iki ifade arasındaki çelişkinin giderilmediği, tanık … ise, vazoyu fırlatan kişinin yine … … olduğunu, hepsinin birlikte müştekiye vurup etrafı dağıttıklarını belirttiği, sanığın, suçlamaları kabul etmeyerek, müştekinin kendilerine sopayla saldırması üzerine elinden sopayı aldığını ve babasının isteği üzerine işyerini bu aşamadan sonra terk etiğini belirttiği, mahkeme kararında ise, sanığın vazoyu kırarak mala zarar verme suçunu, müştekiye saldırarak da basit kasten yaralama suçunu işlediğini belirttiği dikkate alınarak, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, müşteki ve tanık ile sanığın mahkemede yüzleştirilerek, suça karışanlardan birinin sanık olup olmadığının kesin olarak belirlenmesi, bu mümkün olmadığı takdirde, sanığın teşhise elverişli, önden, yandan, oturarak ve ayakta yeni çekilmiş fotoğraflarının temin edilerek kesin teşhisin sağlanması, müştekinin yeniden ayrıntılı olarak ifadesinin alınarak, ifadeleri arasındaki çelişkinin giderilmesi, kendisine vuranlar arasında sanık olup olmadığı, vazoyu atan ve diğer eşyalara zarar veren kişilerin kim olduğunun açık bir şekilde yeniden sorulması, tanığın yeniden beyanının alınarak sanığın ne şekilde suçlara iştirak ettiğini sorulması, işyerine gelenlerden birinin … … … olduğu belirtilmekle, bu kişinin de sanığın eylemleriyle ilgili ifadesinin alınması, sanığın yaralama ve mala zarar verme suçlarına iştirakinin bulunup bulunmadığının çelişkiler de giderilerek kesin olarak belirlenmesinden sonra, toplanan tüm delillerin de birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hükmolunması,
2-Anayasının 141, 5271 sayılı CMUK’nın 34/1, 230 maddeleri ile 1412 sayılı CMUK’un 308/7.maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olunması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde, iddia, savunma, müşteki, sanık ve tanık beyanları ve diğer delillerin tamamının yazılması, mevcut delilerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, özellikle temyiz dışı sanıkların beyanına neden itibar edilmediğinin belirtilmesi, ulaşılan
kanaat ve delillerle sonuç arasına bağ kurulması gerektiği gözetilmeden yetersiz gerekçeyle karar verilmesi,
3-Kabule göre de; sabıkasız olan sanık hakkında 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun karar yerinde tartışılmaması,
4-5271 Sayılı CMK’nın 326/2.maddesi uyarınca iştirak halinde işlenen suçlarda sebebiyet verilen yargılama giderlerinden sanıklardan eşit olarak tahsiline karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde “müteselsilen” tahsiline karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.uyarınca BOZULMASINA, 10.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.