YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67414
KARAR NO : 2013/10708
KARAR TARİHİ : 10.06.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bilişim sistemlerinin aracı kılınması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, www.sahibinden.com isimli bir internet sitesinde ikinci el cep telefonunu satışa çıkardığına dair ilan verdiği, katılanın, ilanda belirtilen cep telefonunu arayarak isminin … olduğunu ve sanık …’in yeğeni olduğunu söyleyen şahısla yaptığı pazarlık sonucu 530 TL üzerinden anlaştığı, anlaşma üzerine katılanın, eşinin maaş hesabından 530 TL parayı internet yoluyla sanığın Bodrum Akbank Şubesinde bulunan hesabına havale ettiği, havale edilen paranın aynı gün sanık tarafından çekildiği, ancak karşılığında kargo vasıtasıyla gönderileceği belirtilen cep
telefonunun katılana gönderilmediği, katılanın şikayeti üzerine yapılan araştırmada, katılanın aradığı telefonun sanığı tanıdığını belirten … isimli kişi adına kayıtlı olduğunun belirlendiği, hesaba yatırılan paranın sanık tarafından aynı gün çekildiğinin banka kayıtları ve bizzat sanığın ikrarı ile tespit edilmiş olması nedeniyle, sanığın hileli haraketlerle haksız menfaat temin ederek nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, suçun sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’ nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 10/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.