YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1548
KARAR NO : 2013/20072
KARAR TARİHİ : 16.12.2013
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde müştekiye kadın temin edeceğini beyan ederek kandırdığı, bunun karşılığında 40 TL parasını aldığı ve daha sonrada geri dönmediği, böylece üzerine atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda, suça sürüklenen çocuğun hileli hareketlerle müştekiyi hataya düşürüp, haksız menfaat temin etmesi karşısında, eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde unsurları oluşmayan hırsızlık suçundan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasanın 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkın gözetilmesine, 16.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.