Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/22166 E. 2013/6083 K. 03.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22166
KARAR NO : 2013/6083
KARAR TARİHİ : 03.04.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Özel Belgede Sahtecilik

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılanın, sanıktan taşınmaz satın almaya karar verdiği ve bu doğrultuda katılan ile sanığın anlaşarak, katılanın oğlu olan ve tanık sıfatıyla ifadesine başvurulan … ’ın iş yerine gittikleri, orada katılanın taşınmazın tapusunun kendisine verilmesi halinde taşınmaz bedelini sanığa verebileceğini söylediği, bunun üzerine sanığın, katılana “bana güvenmiyor musun, istiyorsan sana teminat olarak çek vereyim” diyerek katılanı ikna ettikten sonra, arkasına …,… isimli şahısların ad ve soyadını yazıp kendisinin imzaladığı, suça konu olan ancak keşide yeri “ANT” biçiminde gösterildiğinden, keşide yerinin anlaşılabilir bir idari birim adını ifade etmemesi nedeniyle kambiyo senedi vasfında olmayan 13.500 TL bedelli özel belgeyi, kendi adını da yazıp imzalayarak, satmış olduğu taşınmazın “tapuda devrine teminat” olarak katılana verdiği, buna karşılık sanığın, katılana haricen satmış olduğu taşınmazın tapuda devrini sağlamadığı gibi, tanık …’ın iş yerinde kendisine taşınmaz bedeli olarak katılan tarafından verilen parayı da iade etmediği şeklindeki eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 157.maddesinde düzenlenen dolandırıcılık ve aynı yasanın 207/1.maddesinde öngörülen özel belgede sahtecilik suçlarını oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın tekerrüre esas alınan sabıkasının 3167 sayılı Kanunun 16/1-3 maddeleri uyarınca verilmiş para cezası olup, 5941 sayılı Kanunun 03.02.2012 tarih ve 6273 sayılı Kanun ile değişik 5.maddesinde öngörülen yaptırımın, idari para cezasına dönüşmesi nedeniyle, sanık hakkında TCK’nın 58.maddesindeki tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin, bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasa’nın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümlerden tekerrür uygulaması ile ilgili (g) bentlerinin tamamen çıkarılması suretiyle; diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.04.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.