YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4010
KARAR NO : 2022/1126
KARAR TARİHİ : 15.02.2022
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç :Taksirle öldürme
Hüküm :TCK’nın 85/1, 62, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre, olay günü, gündüz vakti, meskun mahalde, sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile bölünmüş üç şeritli Devlet karayolunda orta şeritte seyir halindeyken olay mahalli ışık kontrollü üç yönlü T kavşağa gelerek yeşil ışıkta geçtiği esnada, seyrine göre solundaki tali yoldan kırmızı ışık ihlali yaparak yola giren sürücü…‘ün sevk ve idaresindeki motosiklete aracının ön kısmı ile çarptığı, motosiklet sürücüsünün sanığın aracının ön camından baş kısmı ve vücudunun büyük bölümü ile içeriye düştüğü, sanığın olayın şoku ile bir süre seyrine devam ettiği, kaza noktasına yaklaşık 200-300 metre kadar mesafede olan yolun sağındaki zeytinlik alan içerisinde durduğu, sanığın tali kusurlu olarak motosiklet sürücüsünün ölümüne neden olduğu olayda,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekilinin eksik incelemeye, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik, sanığın erteleme veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.03.2020 tarihli ve 2018/12-399 esas 2020/154 karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. maddesinin (f) bendinde yer alan “kastın yoğunluğu” gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
2-5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden, taksirle öldürme suçundan hüküm kurulurken anılan madde ile sanık hakkında hak yoksunluğuna hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hükmün (1) numaralı bendinde yer alan “suç kastının yoğunluğu” ibaresi ile hak yoksunluğuna ilişkin (5) numaralı bendin hükümden çıkarılması ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.02.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.