Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/1933 E. 2022/768 K. 07.02.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1933
KARAR NO : 2022/768
KARAR TARİHİ : 07.02.2022

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüyle; 22.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesine

Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında davanın konusu olarak ”Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat” ibaresine yerine, ‘’Yakalama veya Tutuklama Sonrası KYO veya Beraat Kararı Verilmesi Halinde Tazminat’’ yazılması, mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışı olarak kabul edilmiştir.
Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/76 esas, 2013/72 sayılı ceza dosyası dosyasında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 17.01.2012 – 30.04.2013 tarihleri arasında 469 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 22.10.2013 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının CMK’nın 142/1. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmış; Dairemizin 17.06.2019 gün ve 2019/3330 Esas – 2019/7307 Karar sayılı bozma ilamı öncesi, 16.10.2018 tarihli maddi tazminata ilişkin hükmün açıkça onanmadıkça kesinleşmiş sayılamayacağı gözetilmeden, bozma sonrası yapılan yargılama sonunda maddi tazminat konusunda karar verilmemiş ise de, bu hususta mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüş, manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun vasıf, mahiyet ve niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Davacının 55.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece davanın kısmen kabulü ile 11.363,62 TL maddi, 35.000.00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmesi üzerine Dairemizce yapılan incelemede; nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacı lehine belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunduğu, gerekçesi ile hükmün bozulması üzerine yerel mahkemece duruşma açılıp, 22.000,00 TL manevi tazminatın talep gereğince gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, karar verildiği anlaşılmakla; mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, isteme aykırı olarak ONANMASINA, 07.02.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.