Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/22445 E. 2013/6654 K. 10.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22445
KARAR NO : 2013/6654
KARAR TARİHİ : 10.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların birlikte hareket ederek sanık …’ın bir süre birlikte çalışmaları nedeniyle tanıdığı katılanı arayarak, ucuz küçükbaş hayvanlar olduğunu birlikte hayvan ticareti yapmaları halinde çok para kazanacaklarını söyleyip, katılanın kabul etmesi üzerine hayvanları satın almak üzere katılanı bulunduğu ilçeye davet ettiği önceden hazırladıkları senaryo gereği yol kenarında gördükleri sürünün sanık …’ye ait olduğunu söyleyerek, anılan sanık ile hayvan alımı hususunda pazarlık yaptıkları anlaşma sağlandığı, otelde kalacağını söyleyen katılana buralarda o kadar ile gezilmez diyerek, üzerindeki 15.000 Türk Lirasını sanık …’a vermesini sağladıktan sonra birlikte ortadan kaybolmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiası ile açılan davada;
1-Sanıkların yüklenen suçu işlemediklerini beyan etmeleri ve müşteki … ‘in kendilerini dolandıran şahısların sanıklar olup olmadığına ilişkin dosyada hiçbir teşhisin bulunmaması karşısında; öncelikle sanıklarla müştekinin yüzleştirilmesi, bunun mümkün olmaması halinde sanıkların önden ve yandan çekilmiş fotoğraflarının müştekiye gösterilmek suretiyle sanıkların suçla ilgisinin tespit edilip sonuca göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2-Sanıklar hakkında temel hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan tayin edildiği halde, adli para cezasının 5237 Sayılı TCK’nun 61. maddesi kapsamında değerlendirilemeyecek olan teşdiden denilmek suretiyle gerekçesiz ve çelişki oluşturacak şekilde hüküm kurulması
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.