YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22512
KARAR NO : 2013/6633
KARAR TARİHİ : 10.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, İzmir otobüs terminalinde karşılaştığı müşteki ile sohbeti sırasında İstanbul’a gitmek istediğini ancak yeterli parası olmadığını öğrenmesi üzerine, müştekiye ne kadar paran var sen onları bana ver benim yazıhane sahibi tanıdığım var sana indirimli bilet alayım diyerek müştekiden 20 TL’nı alarak kullanılmış bir bileti getirip verdikten sonra ortadan koybolmaktan ibaret eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre;diğer temyiz itirazlarının reddine,ancak,
Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 58. Maddesinin uygulanmaması aleyle temyiz olmadığından bozma sebebi sayılmamıştır.
1-Sanık hakkında temel ceza olarak tayin edilen gün adli para cezası üzerinden artırım ve indirimler yapıldıktan sonra 20 ile 100 TL arasında takdir edilmiş bir gün karşılığı miktar ile gün sayısı çarpılmak suretiyle belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- 5237 Sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarına ilişkin hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Suça konu biletlerin dosyada delil olarak saklanılmasına karar verilirken 5237 Sayılı Yasanın 54/1 maddesinin belirtilmesi
Bozmayı gerektirmiş,sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezası uygulamasına ilişkin bölüm çıkartılarak yerine ” 5237 sayılı TCK’nın 157/1 maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 62. maddesi gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 4 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, verilen 4 gün karşılığı adli para cezasının belirtilen yasanın 52/2 maddeleri gereğince günlüğü 20.00 TL’den paraya çevrilerek sonuç olarak 80.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cümleleri yazılmak 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün ise çıkartılıp yerine, “53. maddenin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek ve suça konu biletlerin dosyada delil olarak saklanmasına ilişkin paragraftan”TCK’nun 54/1 maddesi uyarınca ” ibaresinin çıkartılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.