Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/6828 E. 2013/6636 K. 10.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6828
KARAR NO : 2013/6636
KARAR TARİHİ : 10.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Hırsızlık, Kamu Malına Zarar Verme

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5395 Sayılı Yasa’nın 3/a-2.maddesine göre kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuklar için suça sürüklenen çocuk ifadesinin kullanılması gerekirken sanık ifadesinin kullanılması mahallinde düzeltilebileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bubakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Suça sürüklenen çocukların, katılan kuruma ait kabloları direkten kesmek suretiyle çaldıkları, ihbar üzerine yakalandıkları anlaşılmakla, hırsızlık suçunun işlendiğine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamış; suça sürüklenen çocuklar tarafından katılan kuruma ait kablolarının çalınmak istenmesi sırasında zorunlu olarak kesilmesi nedeniyle, çalınmak istenen malın aynına zarar verildiği anlaşıldığından, kamu malına zarar verme suçunun unsurlarının oluşmayacağı gerekçesi ile bu suçtan suça sürüklenen çocukların beraatine yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1-Nitelikli mala zarar verme suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,

2-Nitelikli hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekili ile suça sürüklenen çocuklar müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Suça sürüklenen çocuk …’nin suçun işlendiği tarihte 14 yaşında olduğu anlaşılmakla; 5237 sayılı TCK.nın 31/2, 5395 sayılı Çocuk Koruma Karununun 35. ve Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 20/4.maddesi uyarınca fiili işlediği sırada 12 yaşını bitirmiş 15 yaşını doldurmamış bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin belirlenebilmesi amacıyla, adli tıp uzmanı, psikiyatrist ya da zorunluluk halinde uzman hekimden görüş alınması gerektiği gözetilmeden sosyal inceleme raporu ile yetinilerek eksik soruşturma ile hüküm kurulması,
2-Suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan hükümle ilgili olarak; 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35.maddesi ve Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğinin 20/1-7.maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 15 yaşını doldurmuş olup da 18 yaşını doldurmamış çocukların işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmasının gerekli olduğu, mahkemece sosyal inceleme raporuna gerek görülmediği taktirde ise gerekçesinin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
3-Suça sürüklenen çocuklar hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş olması karşısında, kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan kurum lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.