Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/23387 E. 2013/6626 K. 10.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23387
KARAR NO : 2013/6626
KARAR TARİHİ : 10.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması,rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; katılanın yetkili temsilcisi olduğu şirkette şoför olarak çalışan sanığın, bakımının yapılması için kendisine teslim edilen şirkete ait kamyon ile Sivas ilinde kaçakçılık suçunu işlediği ve söz konusu araca el konulduğu anlaşıldığından, eylemin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
2-Sanık hakkında tayin olunan sonuç cezanın adli para cezası olması nedeniyle TCK’nın 58 ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106 ve 108. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümde hapis cezası yanında verilen “5237 sayılı TCK’nın 155/2, 62 ve 52/2 maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 100 gün adli para cezası karşılığı günlüğü 20 TL’ den olmak üzere 2000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ifadelerinin yerine ”5237 sayılı TCK’nın 155/2 maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 62. madde gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 4 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 52/2 maddesi gereğince günlüğü 20 TL’den olmak üzere sonuç olarak 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” yazılması ve tekerrüre ilişkin kısmın hükümden çıkartılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.