YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21953
KARAR NO : 2013/5744
KARAR TARİHİ : 28.03.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
… İnşaat Mobilya Limited Şirketinin ortağı ve yasal temsilcisi olan sanığın, Öveçler Mahallesi … Ada … parselde inşa ettiği Çetin Emeç … Konutlarından 5. Kat 22 no’lu daireyi 135.000 TL bedel karşılığı 16.05.2005 tarihli özel satış sözleşmesi ile katılan …’a, 7.Kat… no’lu daireyi ise 21.05.2005 tarihli özel satış sözleşmesi ile katılanlar … ve …’e 125.000 TL bedel karşılığı sattığı, katılan …’dan 20.000 TL diğer katılanlar … ve …’den de toplam 70.000 TL parayı peşin aldığı, satış sözleşmelerine göre inşaat başladıktan en geç 3 ay içinde katılanlara tapularını vermeyi taahhüt ettiği ve peşin aldığı paralar tutarında teminat senedi verdiği, süresi içinde söz konusu daireleri teslim etmeyip 22 no’lu daireyi 26.10.2005 tarihinde Mansur Celebçioğlu’na, 30 no’lu daireyi ise 26.09.2006 tarihinde Ali Avıncal’a satmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda , katılan … tarafından sunulan Yargıtay 11.Ceza
Dairesinin 2009/19098 Esas 2010/3170 Karar sayılı 16.03.2010 tarihli bozma ilamı karşısında … 1.Ağır Ceza Mahkemesinin ilgili dava dosyası getirtilerek aynı dairenin birden fazla kişiye satılıp satılmadığı hususu tespit edildikten sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.