Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/21014 E. 2013/5399 K. 25.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21014
KARAR NO : 2013/5399
KARAR TARİHİ : 25.03.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen kişilerle iştirak halinde, sanığın, gerçekte hiçbir faaliyeti, adresi bulunmayan … Ltd Şti’nde çalışmadığı halde çalışıyormuş gibi göstererek gerçeğe aykırı işe giriş beyannamesi düzenleyip katılan SGK’na vermek suretiyle sigortalı sicil numarası alarak, kamu kurumunu dolandırdığı iddiasıyla açılan davada, suça konu olan ve sanığın kendisi tarafından imzalanmayan işe giriş bildirgesinden bilgisi olduğunun sabit olmadığı gibi, imzanın da sanığa ait bulunmaması, 90 günlük prim ödemesi gerçekleşmemekle, sağlık karnesi alınmayıp kurum adına sağlık gideri de ödenmediği, ayrıca SGK denetim elemanlarınca işlemlenin incelenmesinde olayın başlangıcında ortaya çıkarılmış bulunması hususları karşısında sanığa atılı dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşılmakla, mahkemenin sanığın beraatine dair kabulünde bu gerekçelerle birlikte değerlendirildiğinde isabetsizlik görülmemiştir, bu nedenle de teliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ve O Yer C. Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 25/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.