YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21272
KARAR NO : 2013/5462
KARAR TARİHİ : 26.03.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın krediye ihtiyacı olması nedeni ile gazete ilanında bir Finans Kurumunun kredi ilanını görünce telefonla sanıkla görüştüğü, katılanın 400.000,00 TL krediye ihtiyacı olduğunu sanığa söylemesi üzerine, sanığın ipotek için 6.700 TL para gerektiğini, bu parayı İstanbul Garanti Bankası Kuyubaşı şubesinde bulunan hesabına yatırmasını istediği, katılanın parayı sanığın hesabına yatırdığı, katılanın ipotek işlemlerini yapmak üzere 06.06.2006 tarihinde Mamak Tapu Sicil müdürlüğüne gidip sanığı beklediği, fakat sanığın gelmediği, sanığın vermiş olduğu Türk Telekom’a ve Telsim’e ait numaraların başka kişiler adına olduğu, sanığın Ankara’da göstermiş olduğu adresin de boş olduğu, bu şekilde sanığın Finans Kurumu adına ilan verip kredi vermek için 6.720 TL katılanı dolandırdığı iddia edilen olayda, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde anlaşılması için; Sanık adına olan hesaba yatırılan paranın kim tarafından, hangi tarihte, ne şekilde çekildiği tespit edilip paranın çekildiği tarihte, sanığın ifade verdiği tüm aşamalardaki 2005 yılının Mayıs ayı öncesinde tutuklanıp
2006 ylının 8. ayında cezaevinden çıktığını savunması karşısında, başka bir suçtan tutuklu veya hükümlü olup olmadığının araştırılması, ayrıca olayla bağlantısı bulunan gazete ilanında yer alan telefon hatları adlarına kayıtlı kişilerin tespit edilerek, bu şahısların dinlenmesi, haklarında açılan soruşturma olup olmadığının araştırılması ile toplanan deliller birlikte değerlendirilerek eylemin TCK.nun 158/1-j fıkrasına ne şekilde uyduğu denetime izin verilecek şekilde açıklanarak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturmayla yazılı biçimde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.