YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21704
KARAR NO : 2013/5508
KARAR TARİHİ : 26.03.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Remkar Tekstil Limited Şirketinin sahibi ve yetkilisi olan sanığın, ticari faaliyeti sırasında katılan şirketten aldığı mallar karşılığında verdiği çekleri ödeyememesi üzerine teminat olarak verdiği 3 adet çekin de karşılığının bulunmadığı, ancak çeklerde keşide yeri yazılı olmaması nedeniyle kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapılamadığı, sanığın bu şekilde çek vasfını taşımayan çek keşide ederek dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan somut olayda; ticari faaliyet esnasında verilen çeklerde keşide yerinin olmadığının katılan şirket tarafından bilinmesinin mümkün olmasına rağmen çeklerin kabul edildiği,
çeklerin karşılığı olmadığının anlaşılması üzerine şikayette bulunulduğu, kaldı ki çek vasfını yitirmesinden dolayı kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapılamayacak ise de adi senet vasfındaki çeklerle ilgili olarak icra takibi yapılabileceği, çeklerde keşide yerinin olmamasının tek başına dolandırıcılık suçunu oluşturacak şekilde hileli hareket olarak kabul edilemeyeceği, sanıkla katılan şirket arasında uyuşmazlığın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu anlaşılmakla, unsurları itibariyle oluşmayan dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 26.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.