Yargıtay Kararı Hukuk Genel Kurulu 2018/589 E. 2021/1633 K. 09.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : Hukuk Genel Kurulu
ESAS NO : 2018/589
KARAR NO : 2021/1633
KARAR TARİHİ : 09.12.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

1. Taraflar arasındaki “itirazın iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay (kapanan) 13. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
2. Direnme kararı her iki taraf vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

I. YARGILAMA SÜRECİ
Davacı İstemi:
4. Davacı vekili; müvekkilinin 19.02.2007 tarihli sözleşme gereği davalıya mali müşavirlik hizmeti verdiğini, sözleşmenin davalı tarafça feshi üzerine ücret alacaklarının tahsili yönünde başlatılan takibe haksız şekilde itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabı:
5. Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararı:
6. Davanın açıldığı Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesi, 29.06.2010 tarihli, 2010/208 E., 2010/320 K. sayılı kararla işbölümü nedeniyle görevsizliğine karar vermiş, karar talep üzerine asliye ticaret mahkemesine gönderilmiştir.
7. Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesince 14.04.2011 tarihli, 2010/458 E., 2011/170 K. sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne, 9.207 USD yönünden itirazın iptaline hükmedilmiştir.
8. Her iki taraf vekilinin temyizi üzerine hüküm Yargıtay (kapanan) 13. Hukuk Dairesinin 04.02.2013 tarihli, 2012/4139 E., 2013/2207 K. sayılı kararıyla davacı lehine bozulmuştur.
9. Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda Mahkemece 29.09.2014 tarihli, 2014/1617 E., 2014/591 K. sayılı kararla, davacının bakiye 24.350 USD ücret alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve bu miktar üzerinden itirazın iptaliyle takibin devamına karar verilmiştir.
Özel Daire Bozma Kararı:
10. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde her iki taraf vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
11. Özel Dairenin 09.06.2016 tarihli ve 2015/7809 E., 2016/14761 K. sayılı kararı ile; “…hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemenin 14.04.2011 tarih ve 2010/458 Esas 2011/170 Karar sayılı kararının taraflarca temyizi üzerine Dairemizin 4.2.2013 tarih ve 2012/4139 Esas 2013/2207 Karar sayılı ilamı ile “…Dava konusu taraflar arasındaki yazılı mali müşavirlik hizmet sözleşmesine göre hizmet ilişkisinin 19.02.2007 tarihinde başladığı ve davalının fesih bildiriminde bulunduğu 15.01.2010 tarihine kadar kesintisiz devam ettiği tarafların kabulündedir. Bu durumda 19.02.2007 tarihli sözleşmenin bitim süresi olan 31.12.2007 tarihinden sonraki dönemi kapsayan 2008 ve 2009 yıllarına ait sözleşme sürelerinin kesintisiz devam ettiği kabul edilerek,her yıla ait hizmet bedelinin 1 Ocak-31 Aralık dönemini kapsar şekilde hesaplanarak, belirlenecek miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir….” yönünde davacı yararına hükmün bozulması üzerine, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Bu husus davacı yararına, bozma ilamı dışında kalan hususlarda davalı yararına usulü kazanılmış hak niteliğindedir. Bozma ilamına uyulduktan sonra mahkemece, bilirkişilerden rapor alınmasına karar verilmiş ancak bilirkişiden alınan raporda 2010 yılı Ocak ayının 15 günlük süresi de hesaplamaya dahil edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; mahkemece uyulmasına karar verilen ve usuli kazanılmış hak durumu oluşan Dairemiz bozma ilamı doğrultusunda taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucunda yanlış gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2- Bozma nedenine göre, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir…” gerekçesi ile karar bozulmuştur.
Direnme Kararı:
12. Mahkemece 21.12.2016 tarihli ve 2016/842 E., 2016/829 K. sayılı karar ile; önceki gerekçe tekrar edilmek suretiyle direnme kararı verilmiştir.
Direnme Kararının Temyizi:
13. Direnme kararı süresi içinde her iki taraf vekili tarafından temyiz edilmiştir.

II. ÖN SORUN
14. Direnmeye ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmeden önce Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmelerde mahkemece kurulan 29.09.2014 tarihli karara karşı her iki taraf vekilinin de temyiz itirazı mevcut olmasına rağmen Özel Dairenin direnmeye konu bozma kararında davacı vekilinin temyiz itirazları hakkında olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar verilmemiş olması karşısında direnme adı altında verilen karara karşı taraf vekillerinin temyiz isteminin Hukuk Genel Kurulunca incelenmesinin mümkün olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre direnme ve bozma kararları kaldırılarak dosyanın Özel Daireye gönderilmesinin gerekip gerekmediği hususu ön sorun olarak tartışılıp değerlendirilmiştir.

III. GEREKÇE
15. Mahkemece direnme olarak adlandırılan karar, Özel Daire bozma kararına karşı oluşturulmuş ise de Özel Dairece kararı temyiz eden davacı vekilinin 04.02.2015 tarihli temyiz itirazları hakkında inceleme yapılarak olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir. Bu hâlde ortada usulüne uygun olarak tamamlanmış bir temyiz incelemesinin bulunduğundan söz edilemeyeceğinden davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekir.
16. Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli, 2017/11-2383 E., 2021/1227 K.; 14.09.2021 tarihli, 2018/(21)10-1018 E., 2021/997 K.; 27.06.2019 tarihli ve 2017/3(6)-460 E., 2019/813 K.; ve 23.11.2016 tarihli ve 2014/20-1192 E., 2016/1076 K. sayılı kararları da aynı yöndedir.
17. Hâl böyle olunca ön sorunun varlığı nedeniyle, Özel Daire bozma kararı ile bu karara karşı verilen direnme kararı ortadan kaldırılarak davacı vekilinin 29.09.2014 tarihli, 2014/1617 E., 2014/591 K. sayılı karara karşı temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekmiş, bu nedenle direnme adı altına verilen karara karşı temyiz itirazları bu aşamada inceleme konusu yapılmamıştır.

IV. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle;
Yargıtay (kapanan) 13. Hukuk Dairesinin 09.06.2016 tarihli ve 2015/7809 E., 2016/14761 K. sayılı bozma kararı ile Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.12.2016 tarihli ve 2016/842 E., 2016/829 K. sayılı direnme kararının kaldırılmasına,
Davacı vekilinin ilk hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,
Taraf vekillerinin direnme kararına ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Ancak karar düzeltme yolunun açık olması sebebiyle öncelikle Hukuk Genel Kurulu kararının mahkemesince taraflara tebliği ile karar düzeltme yoluna başvurulması hâlinde dosyanın Hukuk Genel Kuruluna, başvurulmaması hâlinde ise doğrudan Yargıtay 3. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Geçici Madde 3” hükmü gereği uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren on beş gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.12.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.