YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12157
KARAR NO : 2012/13526
KARAR TARİHİ : 24.12.2012
Fuhuş suçundan sanıklar …, …, … ve …’nın yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetlerine dair Bilecik Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 23.05.2012 gün ve 2012/65 Esas, 2012/300 Karar sayılı sanık … yönünden res’en de temyize tâbi hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar …, … ve … müdafileri ile sanık … ve mağdure vekili tarafından istenilmesi ve incelemenin sanıklar … ve … müdafii tarafından duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Daireye gönderilmekle; hükmedilen ceza miktarı nazara alınarak sanık … müdafiin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 318. maddesi gereğince reddiyle, bu sanık yönünden incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, sanık … yönünden 19.12.2012 Çarşamba günü saat 13:30’a duruşma günü tayin olunarak sanık … müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekâletnameye dayanarak sanık … adına gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaâ dairesinde sanık … hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 26.12.2012 Çarşamba günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Kamu davasına usulen katılıp, müdahil sıfatını almayan mağdurenin hükmü temyize … bulunmadığından, mağdure vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca reddiyle, temyiz incelemesinin sanıklar …, … ve … müdafileri ile sanık …’in temyizleri ile sınırlı olarak yapılmasına karar verilmekle gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK.nın 6/b maddesinde, çocuğun 18 yaşını doldurmamış kişi olarak tanımlanması, 227/1. maddesinde düzenlenen suçta mağdurun çocuk olmasının belirtilmesi ve Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme hükümleri karşısında, sanıklar hakkında mağdure …’ın suç tarihinden önce evlenerek reşit olması nedeniyle 5237 sayılı TCK.nın 227/2. maddesinin uygulanması gerektiğine dair tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanıklar …, … ve … müdafiileri ile sanık …’in yerinde görülmeyen temyiz itirazları ile sanık … müdafiin duruşmalı inceleme sırasındaki savunmalarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 24.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 24.12.2012 tarihinde verilen işbu karar 26.12.2012 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.