Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/19148 E. 2013/3701 K. 28.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19148
KARAR NO : 2013/3701
KARAR TARİHİ : 28.02.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; eczacı olan sanığın, sahte ilaç fiyat küpürlerini kullanarak katılan kurumdan haksız para tahsili suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik fiillerini işlediği iddia olunduğuna göre, sanığın ilaçları fatura ile ecza deposundan satın aldığı şeklindeki savunması karşısında, reçetelere yapıştırılan ve sahte olduğu iddia olunan küpürlere ait ilaçların suç tarihinden önce ecza depolarından satın alındığına ilişkin sipariş fişleri, faturalar ve sevk irsaliyeleri olup olmadığı araştırılıp varsa eczane ile ecza deposu kayıtları üzerinde karşılaştırmalı olarak inceleme yaptırılarak suça konu küpürlerin ilaçlarıyla birlikte ecza deposundan alınıp alınmadığının tespiti, ayrıca reçete sahibi hastalar dinlenerek muayene sonucu reçete konusu ilaçları alıp almadıklarının sorulması suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.