Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/9595 E. 2013/8078 K. 30.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9595
KARAR NO : 2013/8078
KARAR TARİHİ : 30.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılanın cep telefonunu arayarak kendisini Mamak Emniyet Müdürlüğünde görevli Başkomiser …. olarak tanıtan şahsın katılan adına 3 adet kredi kartı çıkartıldığını, kartı çıkartan çeteyi takip ettiklerini, kendilerine yardımcı olması halinde bu çeteyi yakalayacaklarını, bunun bir vatandaşlık ve insanlık görevi olduğunu” söyleyerek, katılandan bankaya giderek parasını çekmesini ve söyledikleri yerlere yatırmasını istedikleri, katılanın banka hesabının bulunduğu Finansbank ….. şubesindeki hesabından çektiği 20.000 TL’yi telefondaki kişilerin yönlendirmesiyle, sanıklardan … adına…. PTT şubesine havale ettiği, ancak telefondaki kişilerin müştekiden daha fazla para alabilmek amacıyla “Çete üyelerinden birisini yakaladıkları, telefonu savcıya vereceklerini ve savcının kendisi ile görüşeceğini söyleyerek telefonu başka bir şahısın alarak konuşmaya başladığı ve savcı olduğunu söyleyen bu şahsın müştekiye “çete üyelerini yakalayabilmeleri için 3 ayrı yere daha para göndermesi gerektiğini” bildirmesi üzerine katılanın aynı gün değişik isim ve hesaplara farklı miktarlarda para havale ettiği, sanıklardan …’ın … ile beraber PTT’ye giderek parayı çekerek …’a verdiği, …’un da parayı sanık …’a verdiği iddia ve kabul edilen olayda;
1-Sanıkların dolandırıcılık suçunu işlediklerinin kabul edilmesine rağmen kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında uygulama yeri bulunmayan TCK.nun 142/2-b maddesinden cezalandırma yoluna gidilerek gerekçe ve hüküm fıkrasında karışıklığa neden olunması;
2-Kabule göre, iddianamede sanıklar hakkında TCK.nun 157. maddesinden cezalandırılmaları istenildiği halde sanıklar hakkında ek savunma hakkı verilmeden TCK.nun 142/2-b maddesinden hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK’ nın 226. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.