YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/4218
KARAR NO : 2012/13600
KARAR TARİHİ : 24.12.2012
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçundan sanıklar …, …, … ve …’in yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetlerine dair Boyabat Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 08.02.2007 gün ve 2006/119 Esas, 2007/32 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi,
Baro tarafından mağdure Döndü’ye atanan zorunlu vekilin 09.02.2007 tarihli dilekçesinde davada taraf olmayan … isimli kişi vekili sıfatıyla temyiz talebinde bulunduğu anlaşıldığından temyiz istemini CMUK.nın 317. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin sanıklar müdafilerinin temyizi ile sınırlı olarak yapılmasına karar verilmekle gereği düşünüldü:
Sanıklardan …’ın yaşı nedeniyle 08.06.2006 gününden sonraki duruşmaların kapalı yapılması yerine açık yapıldığı anlaşılmış ise de, sanık …’ın 26.07.2007 tarihinde ölmüş olması ve bu durumun telafisinin de bulunmaması karşısında bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Hükümden sonra temyiz aşamasında Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla temin edilen nüfus kayıt örneğine göre, sanık …’ın 26.07.2007 tarihinde öldüğü anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanununun 8/1. madesi gözetilerek, CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetkiye istinaden 5237 sayılı TCK.nın 64 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca davanın DÜŞMESİNE,
Sanıklar …, Mevlüt ve Hayrettin hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin aşamalardaki özde değişmeyen beyanları, tanık …’nin anlatımları, Devlet Hastanesi raporları ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların mağdureyi 30-40 metre sürükleyerek eylemlerini zorla gerçekleştirdiklerinin anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında ceza tayin edilirken TCK.nın 109/2,3-b-f 35/2. maddeleri yerine, 109/1,3-b-f, 35 maddeleri uyarınca uygulama yapılması,
Uygulamaya göre de;
5237 sayılı TCK.nın 53/1. maddesinin tatbiki sırasında aynı maddenin 3. fıkrası gereğince mahkûm olduğu hapis cezaları ertelenen sanıklar … ve …’in kendi altsoyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından 1. fıkra hükmünün uygulanmayacağının gözetilmemesi,
Sanık …’in ise TCK.nın 53/1. maddesi gereğince uygulama yapılırken aynı maddenin 3. fıkrası gözetilmeksizin 53/1-c madde ve bendinde sayılan velâyet …, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, ceza miktarı itibarı ile sanıkların kazanılmış … saklı kalmak kaydıyla hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA 24.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.