Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/8327 E. 2022/133 K. 05.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8327
KARAR NO : 2022/133
KARAR TARİHİ : 05.01.2022

7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.09.2014 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, olmadığı taktirde alacak talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 08.03.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili; davalının davacının eski eşi olduğunu, tarafların boşandıktan sonra tekrar birlikte yaşamaya başladıklarını, davalının bu süreçte davacıdan dava konusu taşınmazı kendi adına vermesini isteğini, davacının da ısrarlara dayanamayarak taşınmazı davacı adına tescil ettirdiğini, ancak davalının daha sonra davacı ile görüşmediğini, taşınmazın bu şekilde hile yolu ile davacının elinden alındığını ileri sürerek, dava konusu 1138 ada 9 parsel sayılı taşınmazda …,… 4 no’lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini, olmadığı taktirde 75.247,53 TL’nin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davalının bu taşınmazı … İnş. Taah. Müh. Tur. Tic. Ltd. Şti’den devir aldığını, taşınmazın satış bedeli taksitlerinin evli iken ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dava, tapu iptali ve tescil, olmadığı taktirde alacak istemine ilişkindir. İddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu açıktır.
Dava dilekçesinde harca esas değer 75.247,53 TL olarak belirtilmiş ise de; keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazın değerinin 83.936,00 TL olduğu belirlenmiş, davacı vekili 22.02.2016 havale tarihli dilekçesi ile davayı ıslah ederek dava değerini 83.936,00 TL’ye çıkartmış ve bununla birlikte eksik harcı da tamamlamıştır.
Davalı vekili; dava reddedildiğine göre ıslah edilen değer üzerinden davalı lehine vekalet ücreti takdiri gerektiğinden bahisle hükmü temyiz etmiştir. Dava konusu taşınmazın değeri yargılama sırasında bilirkişi raporu ile saptanmış ve bu miktar üzerinden dava ıslah edilerek harcı da yatırılmış olduğuna göre davada vekil aracılığı ile temsil edilen davalı yararına ıslah edilen 83.936,00 TL üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince vekalet ücreti tayini gerekirken, dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden tayin edilmiş olması doğru değil ise de, bu husus bozmayı ve yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. bent uyarınca davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile gerekçeli kararın hüküm sonucundaki 4. No’lu bentte yazılı “8.627,23 TL” rakamının hükümden çıkarılmasına, yerine “9.464,88 TL” rakamının yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.01.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.